Bu çok kıymetli bir tanıklık. Yaşadığım olayın ağırlığı, 15 Temmuz’un millet hafızasındaki bendeki yerini daha da sağlamlaştırsın diye yazıyorum.
15 Temmuz’u televizyondan değil, çatışmanın tam ortasında yaşadım.
O gece İstanbul’da, Yenisahrada, askerle polisin çatışmasına bizzat şahit oldum.
Mermiler bir metre sağımda, solumda geçti…
Yaşadıklarım sadece birer haber değil; bizzat gördüğüm, içinden geçtiğim gerçeklerdi.
O karanlık gecede milletin iradesiyle sabaha ulaşan bu ülkenin evladı olarak yazıyorum bunları. Unutmadık, unutturmayacağız.
Bu bayrak dalgalansın, bu vatan sahipsiz kalmasın diye can verenler unutulmayacak,
“Dün FETÖ’yü öve öve geçinenlerin, bugün aynı hevesle söve söve geçimlerini sürdürdüğüne şahit oluyoruz. FETÖ, sadece şekil değiştirmiş, kripto isimlerle, bazı STK’larda, bazı makamlarda kendini gizleyerek varlığını sürdürmektedir. Hatta bazı yerlerde özellikle Kandıra gibi küçül ilçede bu varlık daha net bir şekilde gözlemlenebilir.
Yerin 5000 metre altındaki petrolü tespit eden bir devletin; geçmişte kimin çocuğunu hangi okulda okuttuğunu, kimlerin tavsiyesiyle evlilik kararı aldığını, kimlerin hangi yapıdan icazet aldığını bilmeyecek olması düşünülemez. Bu millet unutmaz; vatan hainliğini, kul hakkını, kamu malına el uzatmayı, hırsızlığı hafızasında tutar.
Devletimizin köklü geleneği ve güçlü zekâsı, zamanı geldiğinde her şeyin hesabını sormasını bilir. Bu sokaklar da kimin neyi temsil ettiğini, kimlerin geçmişte neye hizmet ettiğini gayet iyi bilmektedir.
Dünün övgüyle geçinenleri, bugünün sövgüyle geçinenleri artık bizi güldürmektedir. Milletin vicdanı yerli yerinde durmaktadır.
Bu duygu ve düşüncelerle hepinize saygılarımı sunuyorum benim tanıdığım devlet hep 18 yaşında…
Ey ay yıldızlı bayrak!
Sen varsan biz de varız…
Sen yoksan biz zaten yokuz.








Yorumlar (0)