17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde enkazdan çıkarılan oğlu Serkan’ı hastaneye kaldırıldıktan sonra kaybeden Emine Cebeci, evladını bulmak için yıllarca Türkiye’yi dolaştı. Mahkeme kararıyla açtırdığı 18 mezardan birinde oğlunun cenazesine ulaşan anne, yaşadığı acıyı 27 yıl sonra yeniden anlattı.

ENKAZ ALTINDA OĞLUYLA SABAHI BEKLEDİ

Merkez üssü Kocaeli’nin Gölcük ilçesi olan 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde Emine Cebeci ve oğlu Serkan aynı binanın enkazında kaldı. Anne Cebeci, yaklaşık 16 saat sonra yaralı çıkarılırken, oğlu Serkan depremden 13 saat sonra sağ olarak enkazdan kurtarıldı.

Serkan, Gölcük Askeri Hastanesi’ne götürülürken annesi de ağır yaralı şekilde hastaneye sevk edildi. Ancak Cebeci, tedavisinin ardından oğlundan bir daha haber alamadı.

14 AMELİYAT GEÇİRDİ, OĞLUNU ARAMAKTAN VAZGEÇMEDİ

Deprem sonrası yaklaşık bir yıl boyunca hastanelerde tedavi gören ve 14 kez ameliyat edilen Cebeci, sağlığına kavuşma mücadelesinin yanı sıra oğlunun izini sürmeye başladı.

Cebeci, emniyetleri, hastaneleri ve morgları tek tek dolaşarak Serkan’dan bir iz bulmaya çalıştı. Kayıp oğlunu bulmak için Türkiye’nin birçok kentini gezen anne, yıllar sürecek hukuki mücadelenin de ilk adımını attı.

“18 MEZARIN AÇILMASINI İSTİYORUM”

Cebeci, oğlunun deprem sonrasında kimsesizler arasında defnedilmiş olabileceği ihtimali üzerine yetkililere başvurdu.

“Allah’a şükürler olsun. Oğlumu buldular ya, beni bulmasalar da olur’ diyordum. Sadece bizim binamızın yıkıldığını zannediyorum. Oysa deprem olmuş, her taraf yerle bir olmuş.” Askeri yetkililerden 18 kimsesiz kişinin defnedildiğini öğrenen Cebeci, mezarların açılması için hukuk mücadelesi başlattı.

4 YILLIK MÜCADELENİN SONUNDA GERÇEĞE ULAŞTI

Mezarların açılması için yaklaşık dört yıl mücadele eden Cebeci, sonunda mahkeme kararıyla 18 mezarın açılmasını sağladı. “Benim mahkeme sürecim 4 yıl sürdü. Mezarları açtırabilmek için mücadele ettim. Mahkemeye para yatırmadan zaten süreç ilerlemiyordu. Daha sonra tüm kayıp ailelerinin davaları iptal oldu. Bir tek benimki devam etti. Ben de tekrar üst mahkemeye müracaat ettim.”

Yapılan çalışmaların ardından Cebeci’nin en büyük korkusu gerçeğe dönüştü. Serkan’ın cenazesi, açılan 18 mezardan birinde bulundu.

“BENİM OĞLUM O MEZARLARDAN BİRİNDEN ÇIKTI”

Cebeci, mezarların yalnızca kendi oğlunu bulmak amacıyla açılmasını istemediğini, diğer deprem kayıplarının da ailelerine teslim edilmesini istediğini belirtti.

“Sonunda mezarlar açıldı. 18 mezarın açılmasını istedim. Benim oğlum çıkacak diye değil, başka kayıpların bulunması için açtırdım ama benim oğlum o mezarlardan birinden çıktı. 4 yıl sonra.” Oğlunu sağ olarak hastaneye gönderdiği için yıllarca onun hayatta olduğuna inanan Cebeci, cenazesine ulaştığında yaşadığı acının tarif edilemez olduğunu ifade etti.

“YILLARCA SOKAK SOKAK DOLAŞTIM”

Oğlunu bulma umuduyla dört yıl boyunca kapısını açık tuttuğunu anlatan Cebeci, her ihtimali değerlendirdiğini söyledi. “Ben 4 yıl kapımı kapatmadım ‘Çocuğumdan bir haber gelir, bir ses duyarım’ diye düşündüm. Yıllarca sokak sokak dolaştım. Her arabanın içine baktım. ‘Acaba benim çocuğum bir yerlerde şuurunu yitirdi de geziyor mu?’ diye düşündüm.” Cebeci, yıllar sonra oğlunun cenazesine ulaşsa da 17 Ağustos depreminin kendisinde bıraktığı yaranın hiç kapanmadığını belirtti.