Erbakan Hocamızın Dediği Gibi: “Şeker Var, Un Var, Yağ Var; Helva Yapacak Usta Yok!”
Kandıra…
Doğasıyla, sahiliyle, insanıyla bereketli bir ilçe.
Köyleri üretken, camileri canlı, atölyeleri açık.
Çocuklarımız meraklı, zaman bol, imkan bol.
Ama tıpkı Erbakan Hocamızın yıllar önce dediği gibi:
“Şeker var, un var, yağ var; helva yapacak usta yok!”
Evet, bugün Kandıra’da şartlar hazır, imkanlar mevcut ama bu imkanları birleştirip harekete geçirecek irade ve yönlendirme eksik.
Yaz Kur’an Kurslarıyla Gönül Eğitimi, Atölyelerle El Eğitimi
Yaz aylarında çocuklarımız sabahları camilerde Kur’an öğreniyor, dualar ezberliyor, ahlaki temellerle tanışıyor. Bu çok kıymetli.
Ancak öğleden sonraları boş geçiyor. Oysa Kandıra’da öğleden sonra:
• Marangozda çekiç sesi duyulabilir,
• Terzi dükkânında ölçü alınabilir,
• Fırında hamur tutulabilir,
• Demircide kıvılcım izlenebilir.
Ve bir çocuk, bir usta yanında hayatla tanışabilir.
Ustalar Hazır, Çırak Yok!
Kandıra’da her meslek erbabı aynı feryadı dile getiriyor:
“Yıllarca emek verdik, şimdi devretmek istiyoruz ama çırak yok!”
Marangozluk, berberlik, terzilik, fırıncılık, oto tamiri, demircilik…
Hepsi hayatî meslekler. Hepsi ustasını arıyor.
Ama gençler bu mesleklere yabancılaştı.
Sebebi yönlendirilmemeleri. Rol model gösterilmemeleri. El becerisiyle tanıştırılmamaları.
Kandıra’nın Sahillerinde Neden Kendi Gencimiz Olmasın?
Bugün Kerpe’de, Cebeci’de dondurma satan, bileklik tezgâhı açan, limonata satan birçok genç dışarıdan geliyor.
Oysa Kandıra’nın çocukları neden kendi sahilinde iş yapmasın?
Neden yaz tatilinde hem Kur’an öğrensin hem de ticaretin, emeğin, alın terinin değerini görmesin?
Bu gençler sadece tüketen değil, üreten, kazanan, katkı sunan bireyler olabilir.
Her Şey Hazır: Eksik Olan Sadece Helva Yapacak Usta
Kandıra’da:
• Camiler var → Maneviyat için
• Kurslar var → Bilgi için
• Ustalar var → Beceri için
• Atölyeler, köy odaları, tezgâhlar var → Uygulama için
Peki neden çocuklarımızı bu nimetlerden uzak tutalım?
⸻
Sonuç: Yaz Tatilinde Geleceği İnşa Edelim
Bu yaz Kandıra’da bir ilki başarabiliriz.
Çocuklar sabahları camide gönüllerini eğitirken, öğleden sonra bir ustanın yanında ellerini eğitsin.
Böylece hem ahlaklı hem üretken bir nesil yetişir.
Çünkü…
Şeker var, un var, yağ var… Kandıra’da artık helva yapacak usta da var. Yeter ki çocuklarımızı o tezgâhın başına götürelim.


