Heinrich Böll Vakfı’nın Muğla’daki çevre etkinliklerine katılımı ve CHP’li belediyelerle kurduğu ilişkiler, kamuoyunda yeniden gündeme geldi. Bazı çevre eylemlerinde belediye imkanlarının kullanılması ve yatırım süreçlerine yönelik tepkiler, çeşitli eleştirilere neden oldu. Muglaflash.com şok iddiaları içeren bir dosya haber yayınladı.

ALMAN VAKFININ PANEL KATILIMI VE BELEDİYE DESTEĞİ

Almanya Yeşiller Partisi tarafından kurulan Heinrich Böll Stiftung Vakfı, 16 Kasım 2024 tarihinde Muğla’nın Menteşe ilçesinde düzenlenen “Yerelde Yeşil Ekonomi Paneli”ne katıldı. Organizasyon, CHP’li Menteşe Belediyesi tarafından üstlenilirken, vakıf belediye tarafından “paydaş” olarak tanıtıldı. Panel sonrası belediyeye ait araçlarla bazı çevreci grupların keşif faaliyetlerinde bulunduğu görüntüler sosyal medyada paylaşıldı.

Bir grup insan, ağaçlık bir alanda bir tel örgünün önünde durarak kameraya doğru poz veriyor. Arkada yeşil ağaçlar ve dağlar görünüyor.

MUTTAŞ OTOBÜSLERİYLE EYLEM ALANLARINA ULAŞIM

Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin de benzer bir destek sağladığı belirtiliyor. Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın talimatıyla, çevreci grupların MUTTAŞ otobüsleri ile çeşitli eylem alanlarına ve Ankara’ya taşındığı ifade edildi. Bu durum, kamu kaynaklarının siyasi faaliyetlerde kullanıldığı iddialarına yol açtı.

Bir MUTTAŞ otobüsü, Muğla Büyükşehir Belediyesi'ne ait araçlarla çevre eylemlerine giden yolcuları taşıyor. Otobüs, park halindeyken yanındaki yeşil ağaçlar ve çiçeklerle çevrili bir alanda görünmektedir.

SİYASİ TEMASLAR VE MECLİS GÜNDEMİ

CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun’un bu grupları TBMM’de ağırladığı, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile de özel toplantılar organize ettiği bildirildi. Bu temasların ardından bazı belediyelerin yatırım projelerine müdahale ettiği ve imar planlarını iptal ettiği iddiaları kamuoyunda tartışma konusu oldu. Muğla Valiliği, bu işlemlerin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle Muğla Büyükşehir, Menteşe ve Yatağan belediyeleri hakkında yargı süreci başlattı.

EYLEMCİLERİN ŞİRKET BAĞLANTILARI GÜNDEMDE

Eylemlerde ön planda olan Haluk Özsoy’un, çimento fabrikası ihalesine teklif verip kazanamayan bir firmayla akrabalık ilişkisi olduğu ve bu firmada daha önce çalıştığı bilgisi kamuoyuna yansıdı. Bu durum, eylemlerin tarafsızlığına dair eleştirileri beraberinde getirdi.

Gri bir minibüs, dağlık ve yeşil bir alanda duruyor.

YATIRIMCILARA YÖNELİK BASKI İDDİALARI

Bazı CHP’li belediyelerin, yatırımcılara yönelik dolaylı baskı uyguladığı iddia edildi. Bu çerçevede, proje sahiplerine belirli kişilerle çalışmalarının önerildiği, aksi halde imar planlarının iptal edileceği yönünde mesajlar verildiği ileri sürüldü.

Bir grup insan, bir podiumda basın toplantısı sırasında. Arka planda Türk bayrağı ve parlamento simgeleri görünmekte.

KÖY HALKININ TEPKİSİ: “TOPRAĞIMIZI BİZ SAVUNURUZ”

Muğla’nın Deştin Mahallesi’nde gerçekleşen çevre eylemleri sırasında köy halkı, dışarıdan gelen gruplara tepki göstererek, “Topraklarımızı daha önce hiç görmediğimiz insanlar savunamaz” ifadeleriyle karşı duruş sergiledi.

Protesto gösterisi sırasında bir grup insan, 'Çimento Fabrikası İstiyoruz' yazılı pankart tutuyor ve Türk bayrakları taşıyor.

ZEYTİN YASASI GÖRÜŞMELERİ ÖNCESİ EYLEMLER YENİDEN GÜNDEMDE

CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır’ın Haluk Özsoy’a TBMM’de mikrofon uzatması, çevreci faaliyetlerin siyasi boyutunu yeniden tartışmaya açtı. Zeytin Yasası görüşmeleri yaklaşırken, daha önce eylemlerde yer alan grupların yeniden sahada görülmesi dikkat çekti.

KAMUOYUNDAKİ GENEL DEĞERLENDİRME

Muğla’da çevre mücadelesi adı altında yürütülen bazı eylemlerin, doğrudan çevreyle sınırlı olmadığı; Alman vakıfları, yerel yönetimler ve çeşitli çıkar gruplarının iş birliğiyle yatırım süreçlerini etkilediği yönünde bir kamuoyu algısı oluşmuş durumda.

Bir toplantıya katılan birçok kişi, uzun bir masanın etrafında oturuyor. Arka planda Türk bayrakları ve bir portre dikkat çekiyor.