Daha bir yıl olmadı. Akit Gazetesi’nde şöyle bir haber çıkmıştı:
Tetikçi fiyat tarifesi: Cinayet dolarla, yaralama Türk lirasıyla!
Ne kadar ilginç bir haberdi.
Haberdeki iddiaya göre tetikçiler cinayet için 1 Milyon ile 5 Milyon Dolar arasında, yaralamalar için 1 Milyon ile 10 Milyon TL arasında para alıyordu.
İşin özeti şuydu: Karanlık bir insansanız, belirli mafya gruplarıyla irtibata geçip bu memlekette 1 Milyon liraya adam vurdurabiliyordunuz.
**
Karamürsel’de önceki akşam korkunç bir olay meydana geldi. İ.K. isimli şahıs, baba ve oğlunu sokak ortasında, silahla vurarak öldürdü.
60 yaşındaki M.C. ile 30 yaşındaki A.C., hayattan koptu. İ.K.’nın ise hayatı karardı. Katil oldu, kodese girecek.
Geride acılı iki aile. Her iki aile için de hayat bir daha eskisi gibi olamayacak.
**
Katil zanlısı İ.K., iddiasına göre dolandırılmış. Aradan geçmiş 7 ay. Basına çıkmış, polise gitmiş, şikayetçi olmuş.
Ve büyük bir cehalete düşmüş, gitmiş baba-oğulu vurarak herkesi yakmış.
Ama dönüp olayın evveliyatına dönüp bakıyorsunuz, orası da apayrı bir hikaye!
Canı yanmış, hayatının tüm birikimini kaybetmiş çaresiz bir adam, 6 ay önce video çekiyor.
Yaşananları anlatıyor, başkalarının dolandırıldığını da ifade ediyor. Hatta yetmiyor, birisi çıkıp bunları vuracak şeklinde ifadeler kullanıyor.
Bakın bu yazı kimseyi suçlama, incitme yazısı değil, güçlü bir örnekten yola çıkılarak yapılan bir sistem eleştirisidir. Bunun altını çizmeliyim.
Ben ne C. ailesini ne de katil zanlısı İ.K ve ailesini incitme niyeti taşımıyorum.
Burada bariz bir problem var, sorun var.
Yarın öbür gün yaşanması muhtemel benzer hadiseler var.
**
Peki tekrar soruya dönelim.
Karamürsel cinayetini kim işledi?
Katil zanlısı İ.Ki mı?
Yoksa bir şekilde geciken adalet mekanizmamız mı?
Bu memlekette 1 Milyon liraya adam vuruyorlar diye haberler yapıyor ulusal medyada gazeteler.
Peki ya 3-5 Milyonunu kaybetmiş ve kaybedecek hiçbir şeyi olmadığını düşünen, dolandırılan ve adalet bulamayan insanlar, benzer girişimleri denerse ne olacak?
Bir olay, yitip giden iki can, yanan iki aile.
Burada bir sistem sorunu var.
Karşılaştığımız bu elim ve sarsıcı olay, inşallah hayırlı adımların atılmasına vesile olur.
İnşallah.
AK Partili vekillere İzmit ricası
Dün akşam AK Parti İzmit İlçe Teşkilatının danışma kurulu toplantısı son derece coşkulu bir havada geçti. Ben orada değildim fakat yayınlanan haberleri inceledim. Başkan Halil Güngör Dokuzlar ve ekibini tebrik ederim. Özellikle de Eyüp Akbal liderliğindeki AK Parti İzmit gençlerini.
Dün akşam toplantısının basına kapalı bölümünde bir teşkilat mensubu söz almış ve AK Partili milletvekillerine seslenmiş.
Özetle demiş ki;
“İzmit muhalefet ilçesi, vekillerimizin İzmit’e daha çok gelmesi lazım. İzmit’e gelmek demek de yürüyüş yolunda esnaf ziyareti yapmak demek değildir. Tavşantepe’ye, Yeşilova’ya, Serdar’a, mahallelere gelmekten bahsediyorum.”
Bu teşkilat mensubuna Milletvekili Veysel Tipioğlu yanıt vermiş ve mahallesine geleceğini, kendilerinin Kocaeli milletvekili olduğunu ve birçok noktada saha çalışmalarını yaptıklarını söylemiş.
Muhakkak herkes kendi penceresinden haklı.
Ancak ilgili teşkilat mensubunun eleştirilerini daha doğrusu taleplerini, dikkatli analiz etmek gerekiyor. Ve o sese ciddi manada kulak vermek gerekiyor.
Ne yazık ki ülkemizde çalışmaktan çok, çalıştığınızı anlatmanız önem arz ediyor.
Bu da ancak temasla oluyor, reklamla oluyor.
İpucu
İçinizdeki İslâm’ı gösterin. Çünkü İslâm, sizin üzerinizde görünmek ister. İman gizlidir, İslâm açık, İman kalptedir, İslâm zahirde. İslâm şeriatsa, şeriat sizin amellerinizde görünmek ister.
Rasim Özdenören


