Sivas’ın Kangal ilçesinde yaşayan Oğuzhan Yabancı, geçirdiği trafik kazası sonrası öldüğü düşünülen ama şiirleriyle hayata adeta yeniden başlayan bir isim olarak dikkat çekiyor. Henüz kırk yaşında olan Yabancı, yaşadığı zorlukları mücadeleyle aşarak yazdığı şiirlerini kitaba dönüştürdü.
HAYATIN MÜCADELESİ ŞİİRLERE YANSIDI
Oğuzhan Yabancı, 2009 yılında evinin önünde yaşadığı trafik kazası nedeniyle tekerlekli sandalyeye mahkûm kaldı. Kazanın ardından 37 gün yoğun bakımda kalan ve ilçede selası okunarak öldüğü zannedilen Yabancı, umutla hayata tutunmayı başardı. 2007’de yazmaya başladığı şiirlerine daha da sıkı sarılan Yabancı, yaşadığı yalnızlığı satırlarına döktü.
OĞUZHAN YABANCI’NIN ŞİİRLERİ KİTAPLAŞTI
Yüz iki şiirini bir araya getiren Oğuzhan Yabancı, eserini bir kitaba dönüştürerek okurlarıyla buluşturdu. “Beni hiç tanımadığım insanlar ağlayarak arıyor” diyen Yabancı’nın kitabı İstanbul’dan Fransa’ya, Hollanda’dan farklı şehirlere kadar ulaştı. Şairin sözleri, onun yaşadıklarının insanları nasıl derinden etkilediğini gözler önüne seriyor.
KANGAL İLÇESİNDE SELASI OKUNDU
Kaza sonrası ilçe halkı tarafından öldüğü zannedilen ve selası okunan Yabancı, yaşadıklarını şu sözlerle paylaştı: “Bir abla geldi, ‘Abi biz seni öldü biliyorduk’ dedi. Kangal’da benim selam verildi, arkadaşım beyaz gömlek örtmüş öldü diye. Bütün bunlara rağmen bu kitap beni ayağa kaldırdı. Ruhen yürüyorum, özgürüm. Şiirler beni hayata döndürdü. Bu kitapla ilgili maddi hiçbir beklentim yok. Sadece ulaştırabildiğim kadar insana ulaştırmayı istiyorum. Kitapta da ‘kendini bulduğun şiir sana hediyem olsun’ diyorum. Kendini bulan beni arıyor.”
HAYATA ŞİİRLERLE TUTUNMAK
Güçlü kalmak için şiire ve inancına sıkı sıkıya sarılan Oğuzhan Yabancı, kendi sözleriyle süreci şöyle anlatıyor: “2009 yılında bir trafik kazası geçirdikten sonra değişik bir hayata kendimi alıştırmak zorunda kaldım. Yılmadım, yenilmedim. Çok yalnız kaldım ama kendime dahi hiç belli etmedim. Güçlü olmam gerektiğini biliyordum. 2007 yılında bir şiirle başladıktan sonra sürekli yazmak istiyordum. Uykusuz kaldığım günler de oluyordu. Beni hayata bağlayan en büyük şey önce inancım sonra da şiirlerimdi. Mesela amcamlara gidiyordum ama aklım defterimde kalıyordu. Sivas’a gittiğimde aklım defterimde oluyordu. İlk kitabım okurlarımla buluştu. Beni hiç tanımadığım insanlar ağlayarak arıyor. İstanbul’a, Fransa’ya, Hollanda’ya dahi kitabım gitti.”






