Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Ukrayna’nın mevcut durumda Avrupa Birliği’ne (AB) üyelik sürecini tartışabilecek bir durumda olmadığını vurguladı. Orban, “Eğer bugün Ukrayna AB üyesi olsaydı şu anda Rusya ile savaşta olurduk” dedi. Macaristan devlet radyosu Kossuth’a konuşan Orban, Avrupa Birliği Komisyonu’nun Ukrayna’ya finansal destek sağlama çabalarını eleştirdi ve Brüksel’in Ukrayna politikasının Avrupa’yı savaşa sürüklediğini ileri sürdü.

UKRAYNA POLİTİKASI ÇIKMAZDA

Orban, Avrupa’nın Ukrayna politikasının “çıkmaz sokakta” olduğunu ve bu yoldan dönülmesi gerektiğini vurguladı. “Brüksel, savaşa daha da derinden müdahil olmaya yönelik kararlar almaya devam ediyor. Bazı liderlerin savaşa girme arzusunda oldukları açık” şeklinde konuştu. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in üye ülkelere Ukrayna’ya finansal destek talebiyle gönderdiği mektuba cevap hazırladığını belirten Orban, “Fakat bunu AB İşleri Bakanı Janos Boka ile istişare etmeden göndermek istemiyorum” dedi.

FİNANSAL DESTEK VE KREDİ ÖNERİLERİ

Orban, Von der Leyen’e cevabında bu talebi niçin reddettiklerini gerekçelendirmenin yanı sıra AB Komisyonu Başkanına bazı tavsiyeler sunacaklarını ifade etti. Orban, “Ursula von der Leyen, 130 milyar Euro daha toplamak istiyor. Ancak Macarların parası Macarlara aittir. İş dünyasının ya da aile destek programlarının zararına olacak şekilde Macar bütçesinden ciddi meblağlar ayırmaya ve bu parayı tam olarak ne için kullanılacağı bilinmeyen Ukrayna’ya göndermeye istekli değiliz.” dedi.

SAVAŞIN SONLANMASI İÇİN BELİRLEYİCİ HAFTALAR

ABD’nin Ukrayna’daki savaşı sona erdirmek üzere gizli görüşmeler yürüttüğü ve 28 maddelik bir barış planının varlığının doğrulandığını da ifade eden Orban, “Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın sona ermesi için önümüzdeki 2 ila 3 hafta belirleyici olabilir. Bir şeyler şekillenmeye başlıyor ve bu bizi, Budapeşte Barış Zirvesi’ne yaklaştırıyor” dedi.

YARDIMLARIN TAKİBİ VE YOLSUZLUK SKANDALI

Ukrayna’daki yolsuzluk skandalına da değinen Orban, “Ukrayna’da savaş mafyasının işleyişi konusunda iki şey netleşmiş durumda. Birincisi, büyük meblağların ortadan kaybolması ve Amerikalıların gönderdiklerinin hedefine ulaşmaması. İkincisi ise Avrupa’nın bu meblağların nereye gittiğini takip edebilecek bir izleme sistemine sahip olmaması.” diye konuştu.

Kaynak: İHA (İhlas Haber Ajansı)