Fransa Ulusal İstatistik Enstitüsü’nün (Insee) açıkladığı verilere göre, 2025 yılında Fransa’da 645 bin doğuma karşılık 651 bin ölüm kaydedildi. Bu durum, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ilk kez ölüm sayısının doğumları geçtiği anlamına geliyor. Doğal nüfus dengesi, yani doğum ve ölüm arasındaki fark, eksi 6 bin olarak gerçekleşti ve böylece doğal nüfus artışı negatife döndü.

GÖÇMEN NÜFUSUN ETKİSİ

Her ne kadar doğal nüfus dengesi negatif olsa da Fransa’nın toplam nüfusu artmaya devam etti. Insee, 1 Ocak 2026 itibarıyla nüfusun 69,1 milyon olduğunu ve yıllık nüfus artışının yüzde 0,25 seviyesinde gerçekleştiğini bildirdi. Bu artışta en büyük etkenin, 2025 yılında ülkeye gelen 176 bin kişilik göçmen nüfus olduğu tahmin ediliyor.

Uzmanlar, Avrupa genelinde birçok ülkede benzer eğilimlerin görüldüğünü ve bu “doğal denge negatifliği” olgusunun uluslararası bir trend haline geldiğini belirtti.

DOĞURGANLIK ORANLARI DÜŞÜYOR

Geçen yıl doğumlarda görülen düşüş yüzde 2,1 olarak gerçekleşti. Fransa’da toplam doğurganlık göstergesi ise 1,56 çocuk/kadın seviyesine geriledi ve bu değer uzun dönem ölçekte en düşük seviyelerden biri oldu. Ayrıca, kadınlar için ortalama doğum yaşı 31,2, erkekler için ise 34,1 olarak hesaplandı. Uzmanlar, artan doğum yaşının doğurganlık oranlarını daha da baskılayabileceğine dikkat çekiyor.

Öte yandan 2025 yılında ölüm sayısı 651 bin olarak kaydedildi ve bu oran 2024’e göre yüzde 1,5 artış gösterdi. Ölüm sayısındaki yükselişte kış aylarında yaşanan grip salgını ve baby-boom kuşağının yaşlanması etkili oldu.

NÜFUS YAŞLANIYOR

Fransa’da yaşam süresi kadınlarda 85,9 yıl, erkeklerde ise 80,3 yıl olarak hesaplandı. Bu göstergeler Fransa’nın Avrupa ortalamalarının üzerinde yaşam süresine sahip olduğunu gösteriyor. Yaş dağılımında da önemli değişiklikler göze çarpıyor; 65 yaş ve üzeri nüfus yaklaşık yüzde 22,2 ile 20 yaş altı nüfusla neredeyse eşit düzeyde seyrediyor.

SOSYAL POLİTİKA TARTIŞMALARI

Doğumların azalması ve yaşlanmanın hızlanması, Fransa’da aile ve sosyal politika tartışmalarını yeniden güçlendirdi. 2026’ya ilişkin planlarda doğum izni düzenlemesinin yürürlüğe girmesi ve her ebeveyn için iki ayı geçmeyecek şekilde ek izin imkanı tanıması planlanıyor. Demografik eğilimler, kamu politikalarında çocuk bakım hizmetlerinin güçlendirilmesi ve yaşlı bakım sistemlerinin yeniden yapılandırılması gibi alanların öncelikli hale geldiğini gösteriyor.

Kaynak: İHA (İhlas Haber Ajansı)