Sakarya’da 14 yaşındaki Murat İmrağ’ın arkadaşının evinde tabancayla vurularak hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturmada yeni detaylar ortaya çıktı. Olayın ardından ilk kez konuşan baba Özkan İmrağ, ihmal iddialarına dikkat çekti.

OLAYDA 60-70 SANTİMETRE DETAYI

Olay, 24 Temmuz 2026’da Sakarya’nın Ahmediye Mahallesi’nde meydana geldi. Ablasının doğum gününü kutlamak için arkadaşları Y.D.S. (16) ve Y.S. (16) isimli kardeşlerin dedelerine ait eve giden 14 yaşındaki Murat İmrağ, evde bulunan ruhsatlı tabancayla başından vurularak hayatını kaybetti.

Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında şüpheli Y.D.S. ilk ifadesinde İmrağ’ın intihar ettiğini öne sürdü. Ancak olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmaları sonucunda silahın Murat İmrağ’ın başına 60-70 santimetre mesafeden ateşlendiği tespit edildi. Elde edilen deliller doğrultusunda gözaltına alınan Y.D.S. tutuklanarak cezaevine gönderildi. Silahın ise şüphelinin emekli polis olan dedesine ait olduğu öğrenildi.

“OĞLUM ALNINDAN TEK KURŞUNLA VURULMUŞ HALDE BULUNDU”

Hayatını kaybeden Murat İmrağ’ın babası Özkan İmrağ, yaşanan süreci anlatarak, “Çocuklar 5-6 yıldır taekwondo sporundan arkadaşlardı. İstanbul’da oturuyorlardı, Sakarya’ya taşındılar. Sakarya’ya taşınınca çocukların irtibatı kopmadı tabii. Onlar bize geliyordu, bazen bizimkiler onlara gidiyordu. Yakın zamanda kızımın doğum günü vardı. Kızları mesaj attı. Aradı. ‘Doğum gününü burada kutlayalım’ diye çocukları çağırdılar. Çocuklar otobüse binip gittiler. O günün sabahı kızım 11.40’ta bunları uyandırıyor. Y.D.S. ile Murat İmrağ aynı odada, kızım ile onların kızı aynı odada kalıyor. Dedelerinin evinde. Dede ve nine o sıra şehir dışındalar. Uyandıktan sonra kızım kahvaltı hazırlamak için aşağı iniyor. Ekmek almaya göndermek istiyor. Y.D.S ile oğlum Murat, salonda telefondan oyun oynadıklarını söylüyor. Aşağı indikten bir iki dakika sonra Y.D.S ile Murat’ın olduğu kattan silah sesi duyuyorlar. Yukarı koşuyorlar. Murat, salonda değil yatak odasında koltukta oturur vaziyette alnından tek kurşun ile vurulmuş şekilde bulunuyor. Çocuk ‘Ben lavabodaydım Murat intihar etti’ diye söylüyor o zaman. Aşağı katta oturan polis dayısı var, ona o şekilde söylüyor. O esnada sağlık birimleri geliyor, geldiğinde çocuğumuzun hayatını kaybettiğini söylüyorlar. Süreç bu şekilde ilerliyor” dedi.

“BİZ ONLARA EMANET GÖNDERDİK”

Olayın ilk etapta intihar olarak gösterilmeye çalışıldığını öne süren İmrağ, “Daha sonrasında bilgiler gelişince, çocuğumuzun 60-70 santimetre uzaklıktan ateş edilerek öldürüldüğü ortaya çıkıyor. Böyle olunca Y.D.S. olayı yaptığını, kendi vurduğunu kabul ediyor. Önce intihar dendi, şimdi kaza süsü verip kurtulmaya çalışıyorlar. Ben sadece çocukta sorun bulmuyorum, ailede sorumsuz davranıyor. Biz onlara çocuklarımızı emanet gönderdik. Onların çocukları da bizde kaldı. Onların bizde kaldığı gün biz bakkala bile gitmiyorduk çünkü emanetler. 4 tane çocuk, her şeyi yapabilir. Ama bunlar 4 çocuğu iki silahın bulunduğu evde yatırdılar. Nine, dede evde yok. İki silah, 20 mermi, şarjör dolu. O evde yatırdılar. Ne yaşandı ne yaşanmadı bilmiyorum. Oğlumuzu bilerek isteyerek katletti” ifadelerini kullandı.

SORUMLULARIN CEZALANDIRILMASINI İSTEDİ

Sorumluların cezalandırılmasını isteyen Özkan İmrağ, “Biz sorumluların, özellikle silahın sahibinin tutuklanmasını istiyoruz. Yaşlıymış, hastaymış bırakmışlar şartlı tahliye ile. Bunun üzerinde durulmasını istiyorum. Çünkü davaya kaza süsü verilmeye çalışılıyor. Herkes çocuğunu kurtarma peşinde. Bu tür ihmalkarlıklardan bıktık. Daha kaç tane çocuk vereceğiz? Murat’a olan başka birine olmasın. Emekli polis silahlarından bıktık, 70 yaşında adam silahı ne yapacak? Neden sen bunu kilitli bir kasaya koymuyorsun. Çocukların ulaşabileceği yerde silahın ne işi var? Çocuk daha öncede silahla haşır neşirmiş. Alıyormuş gidiyormuş, bir sürü fotoğrafı var. Burada ihmalkarlık var. 15 yaşında çocuğun elinde silahın ne işi var. Olacağı bu, o da bizim çocuğumuza oldu” şeklinde konuştu.