Sene 2023. Nokta Gazetesi’ni kurmuş, Nokta TV’nin yeni yayın hayatına başladığı dönem.
O dönem gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Abbas Çakar, Nokta TV Genel Yayın Yönetmeni Berkan Aslan ve ben öncelikle İletişim Fakültesi’nin eski dekanını ziyaret ettik.
Kocaeli Üniversitesi’nden mezun bir iletişimci olarak heyecanla dekan hanıma anlattım:
“Hocam, farkındayız. Kent ile üniversite kopuk. Yerel medya ile de üniversite kopuk. Gelin bu yaraları saralım. Size bir teklifimiz var.
Her hafta iki saat Nokta TV stüdyolarını size tahsil edelim. İstediğiniz programı yapın, biz de yayınlayalım.
İletişim Fakültesi öğrencilerinin hazırladığı kısa film ödevlerini her hafta televizyonumuzda yayınlayalım. Sonuçta RTÜK belgemiz var. Hem öğrenciye, hem öğretmene hem de üniversiteye bir motivasyon. Tabi ki bizlere de.
Programlarımıza üniversiteden hocalarımızı alalım, konuk edelim.
Ve Nokta Medya bünyesinde öğrencileri staj yaptıralım. Medya grubumuzun her alanını öğrensinler. Tek bir kuruş da talep etmiyoruz.”
**
Dönemin dekanı Nilgün hanım bayıldı, çok etkilendi. İletişim kuracaklarını söyledi fakat bir daha erişim sağlayamadık.
Aynı üçlü KOÜ Rektörü Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk’ü ziyaret ettik.
Aynı teklifi yaptık.
Rektör hoca da çok etkilendi. Muhakkak uygulayalım dedi.
Fakat bir daha erişemedik.
Gazetenin Genel Yayın Yönetmeni oldum.
Yine Berkan Aslan’la birlikte Rektör Cantürk’ü ziyaret ettik.
Aynı teklifi hatırlattık.
Sayın Cantürk ilgilendi. Fakat bir daha geri dönüş alamadık.
Belki de dilimizin övgü dozu yeterli değildi, hocam hocam diye el pençe öpmüyorduk.
Bu nedenle dönüş alamadık.
İhtimaldir, hem de yüksek ihtimaldir, olabilir.
**
Dün ise Özgün Kocaeli Gazetesi’nin başarılı çalışanı Bilge Şenol’un haberini üzülerek okudum ve izledim.
Rektör Cantürk’ün kayıtsızlığı beni kahretti.
Engelli bir öğrencinin hayata eşit şartlarla yaşamak için bağış toplama zorunluluğu olmasının, o koca salonda yüzüne vurulmasına üzüldüm.
Orada öğrenci MARMARAKAF üzerinden eleştirel bir soru soruyor, eyvallah.
Fakat canı yanmış o öğrencinin.
Devam eden bir mağduriyeti var.
Bilinen ancak çözüm bulunmamış, ilgilenilmemiş bir mağduriyeti var.
Gördüğü tavır ise içler acısı.
**
Baştaki hikayeyi neden anlattım biliyor musunuz?
Dün haberi okuduğum gibi KOÜ’de farklı zamanlara yayılan erişilemezlik hikayemizi anımsadım.
Ve dün o videoyu izlerken hissettim ki; bizim hayatımızdaki başarı ölçütü rakamlar.
Mağdur bir iki kişiyse, öğrenci sayısına kıyasladığınızda yüzdesi düşükse, önemli olmuyor, olamıyor.
Ben Sayın Rektör’den bir özür bekliyorum.
Biz gazeteci halimizle bazen o kadar sinir bozucu sorulara muhatap oluyoruz ki.
Engelli bir öğrencinin, canı yanmış mağdur bir öğrencinin gıdıklayıcı bir sorusu sizi bu kadar rahatsız ediyorsa, gözden geçirmeniz gereken çok şey olmalı diye düşünüyorum.
Derince’yle ilgili çok itiraz geldi
Yeniden Refah Partisi Derince İlçe eski Başkanı Samet Özcan, bir açıklama yaptı. Kendisi ilçede bir siyasi figür. Sevilir veya sevilmez, o benim meselem değil.
Bir açıklama yapmış, polemik değeri olan.
Demiş ki; “Derince Belediyesi’nin işçilere 100 bin TL vereceği var.”
Biz de Gazetem Kocaeli’de haberleştirdik.
Altını çiziyorum; gazeteci inandığı haberi yapmalı. Ama kaynak kendisiyse.
Eğer bir açıklamayı haberleştiriyorsa; burada inanıp inanmamak gibi bir hadise geçerli olamaz. Çünkü inandığım açıklamaları haber yapacaksam; çok az haber girmeliyim.
Fakat bu platform özgür. Açıklama sahibini bağlar, polemiktir.
**
Şunu söylemeliyim. Derince Belediyesi haberine çok itiraz aldım.
İşçilerden de aldım bu itirazı.
Özetle diyorlar ki;
“Belediyenin bize 100 bin lira borcu yok. 100 bin lira hesaplamış, içine alacağımız aylık da dahil edilmiş. Biz zaten onu vaktinde alıyoruz. Sözleşme farklarından oluşan bir alacak bakiyemiz var. Onu da yavaş yavaş alıyoruz. Ekonominin ve gelir gider dengesinin bilincindeyiz. Bu nedenle karşılıklı iyi niyet ile süreci götürüyoruz. Alacağımız olsun olsun 30-40 bin lira. O da maaş borcu değil, sözleşme farkı. Bu tip açıklamalar bize nifak tohumu gibi geliyor.”
**
Benzer birkaç telefon aldıktan sonra, “Sertif Gökçe yerinde olmak isterdim” diye düşündüm.
İşçisinin savunduğu bir belediye başkanı olmak güzel bir duygu olmalı.
Ayrıca bu tip açıklamalara ya parti ya da görevlendirilmiş bir isim reaksiyon almalı, oluşacak bilgi kirliliğinin önüne geçilmeli diyorum.
Başkana sorulacak konu var, sorulmayacak konu var.
Bence bir düşünülmeli.
İpucu
Bazen durur bakarım, bu ibret tablosuna. Kimi tatlı peşinde, kimininse tuzu yok.
Barış Manço




1 Yorum
Sertif başkan adamdır adam