Birleşik Krallık Savunma Bakanlığı, ordunun uzun menzilli hassas taarruz kabiliyetini yaklaşık üç kat artıracak yeni nesil Hassas Taarruz Füzesi (PrSM) tedariki için 253,4 milyon dolarlık bir yatırım yapacağını duyurdu. Bu hamle, İngiliz Ordusu’nun mevcut roket sistemlerinin vuruş menzilini 500 kilometrenin üzerine çıkaracak.

YATIRIMIN DETAYLARI BELLİ OLDU

ABD merkezli Lockheed Martin tarafından geliştirilen PrSM füzeleri, 2026 Savunma Yatırım Planı kapsamında envantere alınacak. Tedarikle birlikte Birleşik Krallık, ABD ve Avustralya’nın ardından bu gelişmiş füze programına katılan üçüncü ülke olacak. Bu yatırımın, Birleşik Krallık’ın kara konuşlu uzun menzilli ateş gücünü modernize etme programının en kritik adımlarından biri olduğu belirtiliyor.

M270 MLRS SİSTEMLERİ GÜÇLENİYOR

Yeni füzeler, Birleşik Krallık’ın daha önce M270A2 standardına yükseltme kararı aldığı M270 çok namlulu roketatar sistemlerine entegre edilecek. Mevcut durumda GMLRS mühimmatlarıyla yaklaşık 80 kilometre menzile sahip olan bu sistemler, PrSM füzeleri sayesinde 500 kilometreden daha uzak mesafedeki hedefleri hassas bir şekilde vurabilecek. PrSM, ABD Ordusu’nun ATACMS füzelerinin yerini almak üzere geliştirilmiş olup, aynı lançerden iki kat daha fazla mühimmat atılmasına olanak tanıyor.

SAVUNMA PLANININ PARÇASI

PrSM yatırımı, hükümetin önümüzdeki dört yıl için açıkladığı 397,4 milyar dolarlık Savunma Yatırım Planı’nın bir parçası olarak dikkat çekiyor. Bu plan dahilinde silah ve mühimmat yatırımları için toplam 14,8 milyar dolar kaynak ayrıldığı ifade edildi. Bakanlık, bu bütçeyle mühimmat stoklarının artırılacağını ve dengeli bir kuvvet yapısı oluşturulacağını vurguluyor.

YAPAY ZEKA DESTEKLİ HEDEFLEME

Tedarik edilecek füzeler, yalnızca bir silah sistemi olarak değil, aynı zamanda İngiliz Ordusu’nun ‘Project ASGARD’ adlı dijital hedefleme altyapısının da önemli bir bileşeni olacak. Bu proje kapsamında kara, hava, uzay ve siber alanlardan toplanan verilerin yapay zekâ destekli ağlar aracılığıyla topçu sistemleri ve füzeler gibi unsurlara aktarılması hedefleniyor. Bu sayede hedef tespit ve imha süreçlerinin hızlandırılması amaçlanıyor.