AK Parti İl Başkan Yardımcısı Murad Ergelen ile CHP İzmit Belediye Meclis üyesi İlker Ulusoy arasındaki karşılıklı açıklamalar sürüyor.
KARŞILIKLI BEYANATLAR
CHP İzmit Belediye Meclis üyesi İlker Ulusoy, AK Parti İl Başkan Yardımcısı Murad Ergelen’le ilgili Sözcü gazetesine verdiği beyanatta çeşitli iddialar dile getirmişti. Geçtiğimiz haftanın gündemi olan bu konunun ardından Murad Ergelen de bir açıklama yapmış, hakkında karalama kampanyası düzenlediğinin altını çizerek, İzmit Belediyesi’nin 2022 yılında çalıştığı Mehmet Erkan Erten isminin kim olduğunu sormuştu.
İTİRAZ ETMEK EN DOĞAL HAKKIM
Bu açıklama üzerine İlker Ulusoy bir açıklama daha yapmış fakat; Murad Ergelen’in adını anmamış ve şahısla ilgili soruya yanıt vermemişti. İlker Ulusoy’un açıklamasında şu ifadeler yer almıştı:
“Sözcü Gazetesi ne,
Tarafımdan yapılan açıklama, herhangi bir kişi veya şirketi hedef almak amacıyla değil; yalnızca 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu çerçevesinde kamu kaynaklarının şeffaf, adil ve rekabetçi yöntemlerle kullanılmasının önemine dikkat çekmek için yapılmıştır.
Kamu malı, hepimizin ortak hakkıdır. Bu nedenle ihalelerin hangi kuruma, hangi siyasi görüşe ait olduğuna bakmaksızın mevzuata uygun yürütülüp yürütülmediğini sorgulamak; kamu görevi üstlenen herkesin asli sorumluluğudur.
Benim değerlendirmem de yalnızca bu hassasiyet çerçevesinde yapılmıştır. Şahıslarla bir problemim yoktur. Şunu açıkça ifade ediyorum: Kim olursa olsun, hangi siyasi görüşten olursa olsun, kamu malını haksız kullananın karşısında olacağım. CHP’li belediye de olsa AKP’li belediye de olsa aynı tavrı göstermekten geri durmam ve kamu kaynakları yanlış yöntemlerle kullanılıyorsa buna itiraz etmek en doğal hakkımdır.
KAMU MALI KİM TARAFINDAN YANLIŞ KULLANIRSA KULLANILSIN…
Açıklamamda da belirttiğim gibi, aynı nitelikteki işler doğrudan temin limitini aşacak şekilde bölünüyorsa bu, 4734 Sayılı Kamu İhale Kanun’un 5., 11. ve 17. maddeleri açısından tartışmalı bir durum yaratmaktadır. Öte yandan farklı niteliklerde işler söz konusu ise bu, yasal açıdan bir aykırılık oluşturmaz. Dolayısıyla, benim söylemim; tüm bu süreçlerin kamuoyuna belgelerle açıklığa kavuşturulması gerektiği yönündedir.
Kamu kaynaklarının kullanımında temel ölçü şeffaflık, adalet ve hesap verebilirlik olmalıdır. Benim duruşum nettir: Kamu malı kim tarafından, hangi siyasi parti döneminde veya hangi yöntemle yanlış kullanılırsa kullanılsın buna karşı çıkmak zorundayız.
Kamu vicdanı adına dile getirdiğim bu hususları kişisel tartışmalara çekme çabalarını doğru bulmuyorum. Asıl sorumluluğumuz, kamuoyuna gerçekleri belgeleriyle açıklamak ve milletimizin hakkını korumaktır.
Tarafıma yöneltilen ağır ithamlar ve hakaretlere rağmen, ben asıl meseleyi kişiselleştirmeyeceğim ve akabinde bir cevapta yazmayacağım.”
KONUYU KAPATMAYA ÇALIŞIYORSUNUZ
AK Parti İl Başkan Yardımcısı Murad Ergelen de bir açıklama daha yaparak, “İftiranın nefesi gerçeklerin adımlarını geçmeye yetmedi” ifadelerine ver verdi. Murad Ergelen açıklamasında şunları söyledi:
“İlker Bey, görüyoruz ki işin içinden sıyrılmaya, konuyu kapatmaya çalışıyorsunuz. Ama öyle “ben söyledim, unuttum gitti” yok! Çamuru atıp kenara çekilemezsiniz. Bizim onurumuz sizin ucuz siyaset numaralarınıza meze olmayacak.
Kim yazdı o açıklamaları sizin için, bilmiyoruz. Ama belli ki siz de tam anlamadınız. Yine de unutmayın: Söz, ağızdan çıkana kadar sizin esirinizdir. Çıktıktan sonra siz onun esirisiniz. Kaçamazsınız.
Hani diyorsunuz ya “bilgi almak için söyledim.” Yok artık… Bilgi almak isteyen kuruma sorar, bize ulaşır. Ama siz ne yaptınız? Bildiğiniz gibi iftirayı seçtiniz. Çünkü başka türlü gündeme gelemezdiniz. Bari dürüst olun da “ben yalanla prim kasmaya çalıştım” deyin.
DOĞRUSU ŞU: CEVAP VEREMEYECEĞİM
“Bir daha cevap vermeyeceğim” demişsiniz. Ne kadar da kibarsınız ve dahi lütufkar (!) Doğrusu şu: “Cevap veremeyeceğim.” Çünkü gerçekler karşısında yalanın nefesi kesilir. Ne demişler “yalanın ipi bir gün mutlaka pazarda kesilir.” Siz iftira attınız, ulusal ölçekte karaladınız. Şimdi de hiçbir şey olmamış gibi “konu kapandı” diyorsunuz. Yok öyle, film burada bitmez.
MANGALDA KÜL BIRAKMIYORSUNUZ!
Üstelik, “CHP Belediyesi dahi olsa sorgularım” diye mangalda kül bırakmıyorsunuz. Tamam, madem o kadar iddialısınız, hadi daha önce sorduğum soruya cevap verin: Mehmet Erkan Erten kimdir? Bu kişi ne iş yapar? 2022’nin ilk dört ayında doğrudan temin sınırlarını aşan meblağlarla neden bu kişiden toner aldınız? Başka hangi kalemleri onun üzerinden yürüttünüz?
Top sizde İlker Bey! Ya çıkıp kamuoyu önünde özür dileyin ya da bu soruların altından kalkın. Unutmayın, bu daha fragman… Asıl film yeni başlıyor. Bilin ki “ip koptuğunda ucunda kim varsa yere düşer.”








