Kocaeli Akademik Odalar Birliği, Kartepe’de kurulması planlanan ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından onaylanan sıcak haddehane projesine karşı ilk davayı açtı. Açıklamada, projenin çevre, halk sağlığı ve turizm üzerinde ciddi tehdit oluşturduğu vurgulandı.

BİLİM VE HUKUK VURGUSU YAPILDI

Kocaeli Adliyesi önünde yapılan basın açıklamasında, Kocaeli Tabip Odası, Baro, TMMOB’ye bağlı odalar, çevre dernekleri, siyasi partiler ve yurttaşlar geniş katılım sağladı. Yıldızlar Holding’e bağlı Yıldız Demir Çelik Fabrikası’nın projesine verilen ÇED olumlu kararının iptali için başvuruda bulunuldu.

“KARTEPE SANAYİ DEĞİL, TURİZM MERKEZİ OLMALI”

Harita Mühendisleri Odası Başkanı ve Akademik Odalar Birliği Dönem Sözcüsü Cuma Özdemir, davanın takipçisi olacaklarını belirterek, “Kartepe’ye ağır sanayi tesisi kurmak bilime, kent vizyonuna ve sağlıklı yaşama aykırıdır” dedi.

BARO: “ÇED SÜRECİ HUKUKA AYKIRI”

Kocaeli Barosu da yaptığı açıklamada, projenin Balaban Köyü ve çevresinin turizm kimliğini tehdit ettiğini ifade etti. Baro, 2022 yılında verilen olumsuz ÇED kararının hiçbir değişiklik olmamasına rağmen 2025’te olumluya çevrilmesini hukuk dışı bulduklarını belirtti.

HALKIN GÖRÜŞÜ YOK SAYILDI

Baro ayrıca, eksik halk katılımı toplantıları ve bilimsel raporların yok sayılmasını eleştirerek, karar sürecinde halkın dışlandığını savundu.

MİMARLAR ODASI: “RANT ODAKLI PLANLAMA”

Mimarlar Odası Kocaeli Şubesi de açıklamada yer alarak, alınan ÇED kararının mesleki ilkelere, kent planlamasına ve kamu yararına aykırı olduğunu vurguladı.

EKONOMİ VE SAĞLIK RİSK ALTINDA

Akademik Odalar Birliği açıklamasında, bölgede yalnızca hafif sanayiye izin verildiğini, ancak haddehanenin ağır sanayi kapsamında olduğunu belirtti. Projenin çevre, ekonomi ve halk sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratacağına dikkat çekildi.

“KOCAELİ ARTIK SANAYİ YÜKÜNÜ KALDIRAMIYOR”

Kartepe’nin turizm odaklı gelişiminin görmezden gelindiği belirtilen açıklamada, “Kocaeli artık ağır sanayi dayatmasının değil, yaşanabilir bir kentin sembolü olmalı” denildi. Mücadelenin mesleki ve bilimsel sorumlulukla süreceği vurgulandı.