Eksik sigorta, sanayiciler için hasar gerçekleşene kadar fark edilmeyen önemli bir risk olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, bu durumun genellikle sigortanın olmaması değil, yanlış bedelle yapılmasından kaynaklandığını belirtiyor. 2026 yılının ilk ayları geride kalırken, sigorta sektörü ve sanayi tesisleri üzerinde yapılan incelemeler, bu konunun güncelliğini koruduğunu gösteriyor.

EKSİK SİGORTANIN TEHLİKELERİ

Doğan Sigorta ve Reasürans Brokerliği Yönetim Kurulu Başkanı Selcen Doğan Gür, Türkiye’de sanayicilerin uzun süredir finansmana erişim, artan maliyetler ve belirsizliklerle mücadele ettiğini ifade ediyor. Bu zorlukların gölgesinde kalan ve çoğu zaman ancak hasar yaşandığında fark edilen bir diğer risk ise ‘eksik sigorta’. Gür, “Son yıllarda yaşanan yüksek enflasyon, sanayi tesislerinin gerçek değerlerini hızla yukarı taşıdı. Ancak birçok işletmede sigorta bedelleri yıllardır güncellenmiyor. Makine parkları büyüyor, bina maliyetleri artıyor, yeniden yapım süreleri uzuyor, fakat poliçedeki teminat bedeli aynı kalıyor,” dedi.

Gür, eksik sigortayı şu şekilde örnekliyor: “Tesisin değeri 100 birimken 60 birim üzerinden sigortalanmışsa, hasarın yalnızca yüzde 60’ı karşılanıyor. Kalan kısım doğrudan işletmenin bilançosuna yazılıyor.” Eksik sigortanın en tehlikeli tarafı ise yalnızca büyük felaketlerde değil, kısmi hasarlarda da devreye girmesi. Yangın veya depremin tüm tesisi yok etmesi gerekmiyor; bir üretim hattının zarar görmesi bile beklenenden çok daha düşük ödeme anlamına gelebiliyor.

ÜRETİMİN DURMASI RİSKİ

Günümüzde sanayi işletmeleri için en büyük riskin yalnızca fiziki hasar değil, üretimin durması olduğunu belirten Gür, makine onarımının haftalar hatta aylar sürebildiğini ve bu süreçte kaybolan cironun, iptal edilen siparişlerin ve bozulan müşteri ilişkilerinin çoğu zaman hasarın kendisinden daha büyük zarara yol açtığını vurguladı. Eksik sigortayla düzenlenmiş poliçelerde iş durması teminatlarında da tazminat aynı oranda eksik ödeniyor. Yani yalnızca bina ve makinede değil, kâr kaybında da eksik tazminat alınıyor.

Sigortanın yalnızca bir satın alma işlemi olmadığını belirten Gür, brokerlik hizmetinin de yalnızca poliçe temini değil; sanayicinin karşı karşıya olduğu riskleri önceden görme ve olası bir hasarda bilanço dengesini koruyacak yapıyı kurma anlamına geldiğini ifade etti. “Doğru bedelin belirlenmesi, doğru teminat setinin kurulması ve işletmenin risk profilinin bütüncül değerlendirilmesiyle mümkündür. Çünkü sigorta, hasardan sonra değil; hasar olmadan önce doğru kurgulanırsa anlam kazanır,” dedi.

Kaynak: İHA (İhlas Haber Ajansı)