Toplu iş sözleşmelerinde sendikaların ve işçilerin korkulu rüyası Yüksek Hakem! Yüksek Hakem’in patroncu tutumu, devletin işçiye bakış açısının sorgulanmasına neden oluyor…
Türkiye’de birçok fabrikada işçi ücretleri, örgütlü sendikaların işverenlerle yaptıkları toplu iş sözleşmelerine göre şekilleniyor. Masada anlaşma sağlanamayınca arabulucu süreci, eylemler, grev oylaması ve grev gibi süreçler fabrikalarda yaşanıyor.
REZALET BİR SÖZLEŞME
Grev hakkı olmayan iş yerlerinde ise bu caydırıcı seçenek bulunmadığı için, anlaşmazlığın çözümü Yüksek Hakem’de bulunuyor. 2019 yılında Petrol İş Sendikası TÜPRAŞ’taki toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde masada anlaşma sağlayamamış ve süreç Yüksek Hakem’in kararı ile noktalanmıştı. Yüksek Hakem TÜPRAŞ işçisinin 2 yıllık olan sözleşme süresini 3 yıla, mazeret izinlerinin işveren onayına bağlanması gibi kritik konularda tamamen işveren lehine karar vermişti.
DEVLET İŞÇİSİNE DÜŞMAN ALGISINI YARATAN BİR YÜKSEK HAKEM
Tüm bunlar yetmezmiş gibi Yüksek Hakem, 2 yıl üzerinden yapılan toplu iş sözleşmesinde sadece son 6 ayı baz almış, TÜPRAŞ işçisinin sözleşmeye kadar geride kalan üç 6 ayında enflasyondan doğan doğal zammını dahi vermemiş, yüzde 6 gibi komik bir zam kararı almıştı. Yüksek Hakem’in bu vahşi kararını Koç Holding dahi belki de beklemiyordu. İşte bu işçi düşmanı tutum, Türkiye’de devletin işçiye bakışını sorgulatıyor. Gazetem Kocaeli Genel Yayın Yönetmeni Furkan Çalışkan, Görüş Hattı Youtube yayınında bu konuyu gündemine alarak şu ifadeleri kullandı:


