Tüpraş’ta imzalanan toplu iş sözleşmesi sonrasında olağanüstü bir süreç yaşandı. Özellikle Çarşamba günü gerçekleşen tam gün eylem, uzun yıllar boyunca hafızalarda yer edecek cinsten. Çünkü grev hakkı olmayan binlerce Tüpraş işçisi, işten atılma pahasına grev hakkı olmamasına karşın büyük bir mücadele verdi. Gazetem Kocaeli olarak anbean İzmit Rafinerisinde işçilerle o süreci yaşadık. Bir de süreci bir psikoloğu gözünden anlatmak istedik. Uzman Psikolog Hülya Kuşçu, Tüpraş eylemini yazdı. İşte bir psikoloğun gözünden Tüpraş eylemi

SESSİZLİK DERİN BİR ÇIĞLIĞA DÖNÜŞÜR

“Vardiya Değil, Hayat Bekliyor. Bir Psikoloğun Gözünden Grev Sürecinin Görünmeyen Yüzü
Bazı zamanlar vardır, sokakta başlayan bir hareket, en derin izini evin içinde bırakır.
Son dönem grevleri de tam olarak böyle. Talepler meydanda yüksek sesle dile getirilirken, evin içindeki sessizlik çok daha derin bir çığlığa dönüşüyor.

SESSİZ SESSİZ BİRİKİYOR

İşçiler şu an haklarını arıyor. Ama bu hak arayışında sadece geçim kaygısı değil, görünmeyen duygular da var:
Yorgunluk, tükenmişlik, kaygı, değersizlik hissi, sıkışmışlık…
Her bir işçi, bir evin direği. Ama bu direkler ne zamandır çatırdıyor.
Fiziksel yorgunluk bir şekilde tolere ediliyor; ama zihinsel yorgunluk?
İşte o, sessiz sessiz birikiyor.
İşten eve dönerken kapıda yüzünü yıkayıp içeri girmekle bitmiyor.
İnsan, eve zihnini de getiriyor.

ÇOCUKLAR BAKIŞLARI OKUR

Ve çocuklar, kelimelerden çok bakışları okur.
Eşler, suskunluğun ne dediğini anlar.
Psikoloji bize ne söyler?
Belirsizlik, insan zihnini en çok zorlayan şeydir.
Geleceği görememek, kontrolün kaybolması, sürekli tetikte olmak…
Bu duygular kronik hâle geldiğinde, kişinin zihinsel sağlığı sarsılır. Uyku bozulur, sabır azalır, iletişim gerilir.

KAYGI TAŞIYAN YETİŞKİNLERİN…

Evde huzur kalmaz.
Ve huzur olmayan bir evde çocuk, kendini güvende hissetmez.
Bu, uzun vadede duygusal gelişimlerine zarar verebilir.
İşçinin eşi de bu sürecin görünmeyen yüklenicisidir.
Destek olmaya çalışırken, duygusal olarak yalnızlaşır.
Kaygı taşıyan iki yetişkinin bir çocuğa güvenli alan olması kolay değildir.

“YALNIZ DEĞİLSİNİZ”

Son sözüm şu:
Bir işçi grevdeyse, sadece üretim durmaz.
Bir çocuğun güven duygusu da sarsılabilir.
Bir eşin umut dengesi de bozulabilir.
Bir ailenin iç ritmi de sekteye uğrayabilir.
Bu yüzden grevleri sadece ekonomik başlıklarla değil, insan hikâyeleriyle de okumak gerekir.
Çünkü o hikâyelerde hepimizin hayatından bir parça var.
Ve hepimizin birbirine en çok ihtiyaç duyduğu şey şu günlerde belki de sadece bu cümle:
“Yalnız değilsiniz.”