Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan olaylar toplumda endişeyi artırırken, uzmanlar bu tür vakaların yalnızca ortaya çıktığı an üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurguluyor. Aile yapısından akran ilişkilerine, empati eksikliğinden kontrolsüz dijitalleşmeye kadar uzanan çok sayıda faktörün bu süreci etkilediğini belirten uzmanlar, fiziki güvenliğin önemli olduğunu ancak asıl meselenin psikolojik güvenliğin güçlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor.
ÇOCUKLARIN KARŞILAŞTIĞI TEHLİKELER
Çocukların karıştığı şiddet olayları son dönemde toplumun farklı kesimlerinde artan bir endişeye neden olurken, uzmanlar bu vakaların yalnızca ortaya çıktığı an üzerinden değerlendirilmesinin yeterli olmayacağını belirtiyor. Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Psikoloji Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ali Ruhan Çelik, yaşanan tablonun çok daha derin bir arka plana sahip olduğunu vurguluyor. Çelik’e göre, olayların anlaşılabilmesi için sadece sonuçlara değil, bu sonuçlara götüren gelişimsel ve sosyal süreçlere de odaklanılması gerekiyor.
DÜRTÜ KONTROL MEKANİZMASI
“20-21 yaşlara kadar dürtü kontrol mekanizması daha zayıftır” diyen Çelik, çocuk ve ergen psikolojisinin önemine dikkat çekiyor. “Evvela suç işleyen birey ve suça sürüklenen çocuk meselesi var. Bu, hem hukuk sisteminin tartışma konusu hem de psikologların üzerinde durduğu bir konudur. Birey, 20-21 yaşlara kadar dürtü kontrol mekanizması bakımından daha zayıftır,” diye ekliyor.
AİLE TUTUMLARININ ETKİSİ
Şiddet davranışlarının ortaya çıkmasında aile yapısının belirleyici etkenlerden biri olduğunu söyleyen Çelik, “Burada özellikle sosyal çevre, akran çevresi, dönemin iklimi, gelişimsel özellikler ve aile faktörü önemli. Özellikle aile, ebeveyn tutumlarında dengeli bir tutum sergilemezse; aşırı katı ya da tam tersine aşırı boş vermiş bir yaklaşımda bulunursa, bu durum bireyin dışarıya dönük davranışlarında dengesizleşmeye sebep olabiliyor,” ifadelerini kullanıyor.
KONTROLSÜZ DİJİTALLEŞMENİN TEHLİKELERİ
Geçmişte ergenlik dönemindeki arkadaşlıkların daha çok oyun ya da spor arkadaşlığı şeklinde kurulduğunu kaydeden Çelik, bugün ise dijital alanların çocuklar üzerindeki etkisinin daha güçlü hale geldiğini belirtiyor. “Bugün maalesef kontrolsüz dijitalleşme, sosyal grupları kontrol edilemez bir mekanizma içinde topladı,” diye konuşuyor.
PSİKOLOJİK GÜVENLİĞİN ÖNEMİ
Fiziki güvenlik önlemlerinin önemli olduğunu ancak tek başına yeterli olmayacağını söyleyen Çelik, “Okul çevrelerinde veya çocuklarımızın bulunduğu bölgelerde fiziki güvenliği artırmak elbette önemli. Ama bana göre asıl mesele psikolojik güvenliği artırmak gerekiyor,” diyor.
EĞİTİM VE BİLİNÇLENDİRME
Bu noktada hem devletin hem yerel yönetimlerin daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirten Çelik, “Burada önemli olan mesele, bu yalnızlaşmayı doğru ele almak. Hem devlet bağlamında hem yerel yönetimler bağlamında uzman sayısını artırıp okullarda bu tarz normal dışı davranışlar gösteren ergenlerimize ve çocuklarımıza daha sıkı takip uygulamak gerekiyor,” diyor.
Kaynak: İHA (İhlas Haber Ajansı)




