Cumartesi, 4 Temmuz 2026 04.07.2026
21°C
USD 46,72
EUR 53,49
Altın 6.278

1 Mayıs’ta 3 yıllık bir hak mücadelesi: Fabrikanın önünde kendimizi mi yakalım?

1 Mayıs’ta 3 yıllık bir hak mücadelesi: Fabrikanın önünde kendimizi mi yakalım?

Bugnlerde Türkiye’nin gündeminde 730 işçinin greve çıkmasıyla gündem olan Bekaert Fabrikasında 2023 yılında işten çıkarılan Atmaca, hakları için mücadele ediyor. Atmaca davayı kazanmasına rağmen adeta süründürülüyor.

1 Mayıs İşçi Bayramında, bir işçinin yaşadığı hazin hikayeyi Gazetem Kocaeli’ye anlatan Selçuk Atmaca işten çıkış kodu nedeniyle de adeta hayatının altüst edildiğini ifade etti. Yaşadıklarına isyan eden Selçuk Atmaca, “Fabrika önünde kendimizi mi yakalım?” diyerek yetkililere seslendi.

İYİLEŞTİRME TALEPLERİNDE BULUNDUK

İşte Bekaert’ten çıkarılan ve mahkemeyi kazanan, ancak hakları verilmeyerek mağdur edilen Selçuk Atmaca’nın anlattıkları:

“2010 yılının Ağustos ayında Bekaert’te işe başladım. Üretim testleri işletme operatörü olarak görev yapıyordum. 2023 yılında yapılan seçimlerde baş temsilci olarak seçildim. Şirket birleşme kararı aldı. Bu süreçte yıllardır “illegal çelikçi” istediklerini söylüyorlardı ve aslında bizi istemiyorlardı. Şirketin birleşeceğini ifade ettiler. O dönemde pandemi sonrası enflasyon nedeniyle çevredeki fabrikalarda, örneğin Hyundai’de ve diğer işletmelerde iyileştirmeler yapılıyordu. Biz de benzer şekilde iyileştirme taleplerinde bulunuyorduk.

SLOGAN ATILDI

Bu süreçte şirkette üst düzey yöneticiler iştem çıkarıldı. Bu yaşananların akabinde iş yerinde işçiler bazı sloganlar attılar. baş temsilci olmam nedeniyle olay bana mal edildi.

GECE 3’TE ÇIKARILDIM

Bu sloganların ardından gece 03.00’te noter aracılığıyla işten çıkarıldım. O dönemde Bekaert’te baş temsilciydim ve aynı zamanda Birleşik Metal-İş Sendikası’nda mali sekreter olarak görev yapıyordum. Üç gün boyunca eylemler sürdü ancak sonrasında bizi tekrar işe almadılar.

SESSİZ KALMAM HALİNDE…

İşten çıkarılmadan önce üst düzey yöneticiler bana şirketin birleşeceğini, yetkinin Öz Çelik-İş’e geçeceğini ve istersem ömür boyu temsilci olarak kalabileceğimi, sessiz kalmam halinde sorun yaşamayacağımı söylediler. Bu tekliflerin hiçbirini kabul etmedim. Eylemler sırasında “Bekaert’te hırsız istemiyoruz” ve benzeri sloganlar atılınca, baş temsilci olmam nedeniyle iş akdime son verildi.

SÜRECİ UZATIYORLAR

Yaklaşık 2,5 yıldır davam devam ediyor. Davayı kazandım ancak itiraz ettiler ve dosya istinafa gitti. Süreç uzatıldı. Sonuç olarak davayı kazandım fakat bugün yapılan arabuluculuk görüşmesinden de bir sonuç çıkmadı. Şimdi tekrar işe iade davası açmamız gerekiyor. Süreci sürekli uzatıyorlar.

TEK SELÇUK ATMACA DA DEĞİL

Bekaert benimle birlikte benden sonra Fatih isimli bir arkadaşımızı da işten çıkardı. Onun da hak ettiği ödemeler yapılmadı. Yöneticileri bile işten atıyorlar ancak kimsenin hakkını vermiyorlar. Beni de bu şekilde mağdur ettiler.

SÖMÜRÜ SİSTEMİ KURUYORLAR

Bekaert, Belçika sermayeli bir firma olarak Türkiye’de adeta bir sömürü sistemi kurmaya çalışıyor. Biz Birleşik Metal-İş Sendikası olarak işçinin hakkını savunuyorduk, ancak bizi istemediler. Kendi istedikleri sendikayı getirdiler. Bugün görüyoruz ki orada da eylemler devam ediyor. Buradaki bazı yöneticiler, işçilerin hakkını vermemek için her yolu deniyor. Emeğimizi gasp ediyorlar.

BAŞKA İŞ BULMAM ZORLAŞTIRILDI

Normal şartlarda Türk yasalarına göre bir baş temsilcinin işten çıkarılabilmesi için uyuşmazlık tutanağı tutulması, sürecin Yüksek Hakem Kurulu’na gitmesi ve orada oylama yapılması gerekir. Ancak bunların hiçbirine uyulmadı. “Bedeli neyse öderiz” denilerek doğrudan iş akdim feshedildi. Üstelik 25/2 maddesiyle, yani suç isnadıyla işten çıkarıldım. Bu durum başka bir iş bulmamı da zorlaştırdı.

KAZANDIK AMA HAK ETTİĞİMİZİ ALAMIYORUZ

Dava süreci devam etti ve kazandık. Ancak buna rağmen hak ettiğimiz ödemeler yapılmıyor. Sürekli yeni davalar açmak zorunda kalıyoruz. Süreç uzadıkça paramızın değeri de eriyor. Şimdi yeniden dava açacağız, bu da en az bir yıl sürecek. Yine istinafa gidecek ve süreç uzayacak.

NASIL BİR EYLEM YAPALIM?

Sonunda davayı kazansak bile bu kadar geciken adalet gerçekten adalet midir, bilmiyorum. Biz bir hukuk devletinde yaşıyorsak, kazanılan davanın karşılığı ödenmelidir. Sesimizi nasıl duyuracağımızı bilmiyoruz. Ne yapmalıyız? Nasıl bir eylem yapmalıyız ki hakkımızı alabilelim? Fabrika önünde kendimizi yakmak mı gerekiyor sesimizi duyurmak için?”

Yorum yaz

KocaeliGazetem.com sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin