ABD’nin toplam kamu borcu, 22 Ekim itibarıyla 38 trilyon doları aşarak rekor seviyeye ulaştı. Bu artış, sadece 82 gün içinde bir trilyon dolar daha eklenmesiyle gerçekleşti. ABD Hazine Bakanlığı’nın verilerine göre, bu borç miktarı kişi başına 111 bin dolarlık bir yük anlamına geliyor.

KAMU BORCUNUN EKONOMİK ETKİLERİ

Peter G. Peterson Vakfı, ABD’nin dış borcunun Çin, Hindistan, Japonya, Almanya ve İngiltere’nin toplam gayrisafi yurtiçi hasılalarına eşit olduğunu belirtti. Temsilciler Meclisi Bütçe Komisyonu Başkanı Jodey Arrington, bu durumu “ABD’nin sıradaki büyük savaşı” olarak nitelendirdi ve borcun Avrupa Birliği’nin tüm ekonomik üretiminin iki katı olduğunu ifade etti.

Arrington, “Eğer bu savaşı kaybedersek, ABD’nin dünya liderliğini ve çocuklarımızın geleceğini kaybederiz” dedi. Kongre Bütçe Ofisi ise borcun 2047 yılına kadar gayrisafi yurtiçi hasılanın yüzde 200’üne ulaşabileceğine dikkat çekiyor.

BORÇLANMA VE FAİZ MALİYETLERİ

Moody’s, ABD’nin kredi notunu düşürerek bu duruma dikkat çekmişti. Artan faiz oranları ve bütçe açıkları, kamu borcunun hızla büyümesine neden oluyor. ABD hükümeti, eylül ayı itibarıyla bu borç için 1,21 trilyon dolar harcadı ve bu miktarın artması bekleniyor.

Kamu borcunun büyüklüğü, konut ve araç kredileri ile kredi kartı faizlerini artırarak vatandaşları da etkiliyor. Ayrıca sosyal güvenlik ve sağlık hizmetlerine yapılan harcamaların artması gibi faktörler de krizi derinleştiriyor.

TRUMP’IN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Eski Başkan Donald Trump, zengin göçmenlere “Altın Kart” vizesi satarak kamu borcunu kapatmayı önermişti. Bu vize programının potansiyel olarak trilyonlarca dolar gelir sağlayabileceğini savundu.

ABD’nin toplam borcu geçmiş yıllarda da hızla artmıştı; örneğin 1982 yılında 1 trilyon doları geçen borç, 2008 yılında 10 trilyon dolara ulaşmıştı. Kongre Bütçe Ofisi’ne göre, bu borcun 2027 yılında 40 trilyon doları aşması bekleniyor.