CHP son derece bunalımlı günler geçiriyor.
Belediye başkanlarına yolsuzluk operasyonları, iptal edilen İstanbul kongresi, partiden istifa eden ya da AK Parti’ye katılan belediye başkanları.
Özetle, dert çok CHP’de.
Fakat parti üzerinde oluşan baskı garip bir şekilde safları da sıkılaştırmıyor.
Çeşitli örneklerini Kocaeli’de de ülke genelinde de delege seçimlerinde gördük mesela.
Halbuki böylesine atak yiyen partinin her bir bireyi; türlü anlaşmazlıkları bir kenara koyarak yekvücut olmalı, gücü bölmekten kaçınmalı.
**
Mesela bir örnek. CHP Kartepe Belediye Başkan adayı olan Özgün İnaltay, müthiş bir adaylık açıklaması yapmıştı.
Etrafında onlarca genç, 200’den fazla partiliyle beraber adaylık duyurusu gerçekleştirdi.
İşittiğim kadarıyla hali vakti iyi, ekonomisi yerinde.
Aile şirketinin işlerini büyüterek devam eden genç bir endüstri mühendisi.
Yanılmıyorsam, 1989 doğumlu.
Evli, yabancı dil bilen, Gölcük doğumlu, bu kentin bir insanı.
Ne yaşadı İnaltay?
Ne dedi İnaltay?
**
İddia şu: Özgün İnaltay CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na hakaret etti.
Ne demişti Özgün İnaltay?
CHP’nin eski genel başkanı Altay Ölmen’in vefatında, “Kemal Kılıçdaroğlu adlı zavallı, seni böyle anmayacağız. Sen sadece öleceksin.”
Özgün İnaltay, bu paylaşım nedeniyle tedbirli olarak disipline sevk edildi.
Tedbirli olarak sevk edildiği için de Kartepe İlçe Başkan adaylığı düştü.
**
Şimdi burada üç çok önemli sorun var. Birincisinden başlayalım.
İsim verip yıpratmak istemiyorum ancak CHP’de aktif görevdeyken örneğin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a küfür ettiği paylaşımları ortaya çıkan isimlere hiçbir cezai yaptırım uygulanmamıştı.
Savunma olarak da, “Gençlik hatası, büyütmemek lazım” falan dendi.
Şimdi konu hakaretse, konu suç unsuru bulunan bir paylaşım ise, dik alaları CHP’de görüldü. Görülecektir de.
Tarafsız bir gözle baktığımız zaman net bir şekilde görüyoruz ki; Özgün İnaltay Kemal Kılıçdaroğlu’na küfretmemiş, bırakın küfrü, hakaret etmemiş.
“Zavallı” demiş. “Sen sadece öleceksin” demiş.
Yani ifade problemli görülse de; “Senin arkanda böyle bir kalabalık olmayacak” demiş.
Bu hakaret mi?
İkinci sorun: CHP farklı ama benzer olaylarda, “Gençtir korumak lazım” derken, bir başka partinin geleceği olabilecek potansiyelde, sevilen, ekonomisi güçlü, kendini geliştirmiş bir insanı neden halının altına süpürmek istiyor?
Bu hamle; partide siyaset yapana birçok genci yaralayacaktır.
Üçüncü ve en önemli sorun ise şu; madem Özgün İnaltay ihraç edilmeyi hak eden bir isimdi, neden bu zamana kadar beklenildi ki?
Fotoğraf bariz bir siyasi operasyon algısı oluşturuyor üzerine düşünen insanda.
**
Ben CHP İl Başkanı Bülent Sarı’nın siyaset yapma modelini eleştirmem. En fazla yorumlarım; kendi görüşüme göre bu doğrudur, bu yanlıştır derim. Fakat bu kişisel bir yorum olur ancak. Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır. Yoğurt öyle yenmez, böyle yenir şeklinde ahkam kesme mercii değilim.
Üstelik; bu kentte işçi eylemleri üzerine en çok giden, gündem oluşturan, kentteki birçok grevi ulusala taşımayı başarmış, bayramlarda dahi grev çadırlarını dolaşarak samimiyetini ispatlamış bir isimdir. Öyle ki; bu alandaki başarısı ayrıca bir yazı konusu olmalıdır.
Ve yazacağım da.
Fakat Özgün İnaltay meselesinin, CHP İl Başkanı Bülent Sarı’ya tabandan gelecek ciddi bir hasar vereceğine inananlardanım. Gerekçelerimi anlattım.
Bence Sayın Sarı; yapacağı hamlelerle, atacağı adımlarla bu hadisenin önüne geçebilir.
Geçmelidir de.
CHP’nin bu yanlıştan dönmesi gerekiyor.
İzleyelim, görelim.
Büyükakın’ın o cümlesine bayıldım
Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın resmi X hesabından dün çok ilgimi çeken bir paylaşım yapıldı.
Tam bir siyasal iletişim örneğiydi.
Biliyorsunuz; KBB lise öğrencilerine 1.250 TL, üniversite öğrencilerine 2.500 TL eğitim desteği verecek.
Büyükakın da bu paylaşıımı alıyor; “Türkiye’nin en borçlu (!) belediyesine bakın, ne yapıyor?” cümlesiyle alıntılıyor ve sosyal medyaya postalıyor.
Sanırım 1.000’in üzerinde beğeni gelmiş.
Sayın Büyükakın CNN Türk’e çıksa, bir saat boyunca Hazine borcu listesinde tepede olmanın kendilerini en borçlu belediye yapmadığını, Yuvacık Barajı’nın taksitlendirilen borcu nedeniyle hazineye borçlu gözüktüklerini, hiçbir müteahhidin ödeme alamamazlık yapmadığını, esnafa hiç borçlarının olmadığını falan anlatsa, bu cümle kadar etkili olmaz.
Hem muhalefete omuz, hem de algıdan etkilenene mesaj.
Güzeldi, sahalarda böyle hareketleri görmeye devam etmek isteriz.
İpucu
Bir şahsiyet olmuş olgun insan; kendi gözüne, vicdanına hesap veren insandır.
Doğan Cüceloğlu



