Emekliliğinde sıra dışı bir projeye imza atan Marc Nering, eski değirmenlerden ilham alarak garajında tasarladığı dev alüminyum su çarkını, çiftliğinin bahçesinden geçen nehre kurdu. Güneşin batmasını veya rüzgarın esmesini beklemeyen bu sistem, nehir aktığı sürece evin tüm temel enerji ihtiyacını kesintisiz olarak karşılıyor.
GÜNEŞ VE RÜZGARA ALTERNATİF
Güneş panellerinin sadece gündüz çalışması ve rüzgar türbinlerinin hava koşullarına bağımlı olması, yenilenebilir enerjideki en büyük handikaplardan biri olarak değerlendiriliyor. Nering’in geliştirdiği sistem ise bu sorunu ortadan kaldırıyor. 800-900 Watt sabit güçle çalışan çark, günde 36 kWh elektrik üretiyor. Pik kapasitede 3 kW seviyesine ulaşabilen sistem, bir evin tüm ihtiyaçlarını herhangi bir baraj inşaatına gerek kalmadan, doğayla uyumlu bir şekilde sağlıyor.
ÇÖZÜMÜ ANTİK YÖNTEMLERDE BULDU
Nering’in tasarımındaki en dikkat çekici detaylardan biri, modern teknolojinin tıkandığı noktada tarihe başvurması oldu. Su altındaki çelik yatakların sadece 9 ayda çürüdüğünü fark eden Nering, gemi yapımında kullanılan ve dünyanın en sert ağaçlarından biri olarak bilinen Pelesenk (lignum vitae) ağacından yataklar üretti. Bu antik yöntemin, metal yataklardan çok daha uzun ömürlü bir çözüm sunduğu belirtildi.
BÜROKRASİ ENGELİ YILLAR SÜRDÜ
Projeyi hayata geçirirken en büyük zorluğun doğa değil, bürokrasi olduğu ifade edildi. Yetkililerin sistemi bir “baraj” olarak değerlendirmesi üzerine Nering, projesinin balık göçlerini engellemediğini ve su seviyesini değiştirmediğini kanıtlamak için uzun süren çevresel raporlar hazırlamak zorunda kaldı. Ticari bir kazanç amacı gütmeyen Nering, tasarımlarını tamamen ücretsiz olarak internet üzerinden paylaştı. Bu açık kaynaklı modelin, Şili’de plastik atık toplayan bir mekanizmadan İtalya’da şebekeye uzak köylere kadar birçok projeye ilham verdiği öğrenildi.



