BirFatura CEO’su İbrahim Bayır, 2025 yılının e-ticaret sektörü için bir “bilanço yılı” olduğunu belirtti. Bayır, bu süreçte markasına yatırım yapan ve iş süreçlerini etkin yöneten şirketlerin rekabette öne çıktığını ifade etti. Türkiye’de e-ticaretin 2025 yılı performansına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bayır, sektördeki büyümenin devam ettiğini ancak iş modelleri arasındaki farkların daha belirgin hale geldiğini vurguladı.
STRATEJİK YATIRIMLAR VE SATIŞ SONRASI SÜREÇLER
Kazanan şirketlerin ortak noktasının satış sonrası süreçleri doğru kurgulamaları olduğunu söyleyen Bayır, sipariş hacmi artarken operasyon, stok akışı ve finansal süreçleri entegre yöneten işletmelerin yılı daha kontrollü geçirdiğini dile getirdi. “Tek pazaryerine sıkışanlar zorlandı” diyen Bayır, satışlarını tek bir pazaryeri kanalına dayandıran işletmelerin artan komisyonlar ve platforma bağlı yapı nedeniyle hareket alanının daraldığını aktardı.
ÇOK KANALLI STRATEJİLERİN ÖNEMİ
Bayır, 2025’te kendi e-ticaret kanallarını güçlendiren ve markasına yatırım yapan şirketlerin yalnızca satış değil dayanıklılık da kazandığını belirtti. Müşteriyle doğrudan ilişki kurabilen bu işletmelerin, fiyat baskısı ve maliyet artışlarına karşı daha esnek hareket edebildiğini ifade etti. Kendi markasını güçlendiren şirketler, neyi neden yaptığını daha net görebiliyor.
TEK KANALA SIKIŞAN MODELLERİN ZORLUKLARI
2025’te zorlanan şirketlerin önemli bir kısmını satışlarını tek bir pazaryeri kanalına dayandıran işletmeler oluşturdu. Artan komisyonlar ve platforma bağlı operasyon yapısı, bu şirketlerin hareket alanını daralttı. Pazaryerleri e-ticaret için vazgeçilmez bir kanal olsa da tüm ticareti tek bir yapıya bağlamak, şirketleri kırılgan hale getirebiliyor.
GELECEKTE BAŞARI KRİTERLERİ
Bayır’a göre 2025’te cirodan çok iş modelinin belirleyici olduğu bir yıl olacak. “Artık soru ’ne kadar sattık?’ değil, ’bu satışları ne kadar sağlıklı yönettiğimiz?’ oldu” diyen Bayır, modeli güçlü olmayan büyümenin uzun vadede risk ürettiğini belirtti. 2025 itibarıyla Türkiye’de e-ticaret hacim odaklı büyümeden daha dengeli ve kontrollü bir yapıya doğru evriliyor. Markasına yatırım yapan, sürecini yöneten ve kontrol alanını genişleten şirketler öne çıkarken, tek kanala sıkışan modeller geride kalıyor.







