Uluslararası 16. Kocaeli Kitap Fuarı bir rüzgar gibi geldi geçti kentten.
Klasikleşen ağaçlar kitap açtı etkinliğiyle başlayan fuar, 3-11 Ekim tarihleri arasında Kocaeli’yi Türkiye’nin gündemi yapan bir etkinlik oldu.
3-4 Ekim’de Adana’da, 8 Ekim’de İstanbul’da olmam nedeniyle sadece 3 gün fuara gidemedim.
Geri kalan tüm günler fuardaydım. Çünkü Kocaeli Kitap Fuarı, bizim için de eşsiz tanışıklıkların oluştuğu benzeri bulunmaz bir fırsat.
Mümkün mertebe değerlendirmeye çalıştım.
**
Bu yıl kitap fuarının fuaye alanları, geçtiğimiz yıla göre daha da ileri taşınmıştı.
Özellikle Antikkapı’nın oluşturduğu yeni alanlar, insanların fuarda daha çok vakit geçirmesine olanak sağladı. Kimileri oturdu, dinlendi, devam etti.
Kimileri torununu, çocuklarını bekledi. Nefeslenecek yerler kendine bulabildi.
Bu da fuarı ‘ziyaret edip dönülecek yer’ olmaktan çıkardı.
Öte yandan hem yemek fiyatları hem de çay-kahve fiyatları çok idealdi. 10 liraya çay fuarda büyük nimet mesela.
Büyükşehir Belediyesi’nin UlaşımPark, Kent Konut gibi iştirak şirketlerinin, hatta bazı birimlerinin stant açması da önemliydi.
Çünkü 1 Milyonun üzerinde bir kalabalıktan veri toplama merkezleri olarak görüyorum bu stantları.
Şikayet, istek, talep. Hepsinin not edilebilir olması bulunmaz bir fırsattı, yine değerlendirildi.
**
Kitap fuarı organizasyonunda belediyenin çok biriminden, çok paydaş var. Antikkapı, UlaşımPark, Ulaşım Daire Başkanlığı ve sürecin kendi alanlarındaki detaylarıyla ilgilenen diğer birimlerini de belki anmak icap eder. Fakat ev sahibi olarak görev yaptıkları şimdi sayacağım isimleri zikrediyorum.
Genel Sekreter Yardımcısı Ali Yeşildal, Basın Yayın Daire Başkanı Mustafa Cebeci, Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Murat Yavuz ile kendilerine bağlı müdür ve personellere ayrıca parantez açmak gerekiyor.
Şahit oldum, çok yoruldular. Ağırlanan konuklar bağlamında da şikayetsiz bir süreç geçirdiler.
Hem dijitalde hem de fuarla ilgili haber akışında çok başarılı ürünler ortaya koydular.
Ve bir fotoğrafla sosyal medyayı kasıp kavurmayı, ayrıca başardılar.
Lütfü Amca…
Peygamber efendimizin hayatını okurken, ayakları havada, koltuğun üzerinde.
80 yaşında…
O ne güzel bir andı!
Sosyal medyada çeşitli hesaplarda on milyonlarca görüntülenmeyi geçti tek kare fotoğraf.
Yüz binlerce lirayla yapılamayacak reklam, basın biriminin tek kare fotoğrafıyla yapılmış oldu.
İlk fotoğrafı sevgili Aslıhan kardeşimiz çekmiş.
Ama kızdım ben ona!
“Ayaklarını salladığı anı bir tek ben görebildim” demiş…
“Nasıl yaparsın bunu bize Aslıhan” diye ciddi ciddi sitem ettim.
Tüm arkadaşların emeklerine sağlık…
**
Kocaeli Kitap Fuarı’nda dair endişelerimden biri fiyatlardı.
Çünkü milyonlarca lira harcanan fuarın, kitap fiyatları nedeniyle yerden yere vurulduğuna çokça şahit olduk.
Zannediyorum ki; yayınevleri bu kez bir ders çıkarmış gibiydi.
Geçmiş yıllara nazaran kitap fiyatlarıyla ilgili, “internet fiyatlarına göre çok pahalı” şeklindeki şikayet pek fazla duymadım.
Bu bir kazanımdır.
**
Trafik!
Gönül ister ki; hiç trafiksiz bir şekilde aracımıza atlayalım, kitap fuarının önüne kadar gidelim, gezelim ve yine aracımıza atlayıp, fuarın önünden evimize gidelim.
Ancak 1 Milyonu aşkın ziyaretçiden bahsediyoruz!
Bu bağlamda belediye hem çok sık tramvay seferleri koydu hem de ring servis kaldırdı.
Hal böyle olunca da, trafik noktasında bana eleştiri yapabilecek bir boşluk kalmıyor.
Söyleşimin olduğu günün dışında, her seferinde tramvayla fuara gittim.
Çok da rahat ettim.
**
İsimler meselesi.
Benim Kocaeli Kitap Fuarı’nda asla görmek istemediğim isimler var mı?
Elbette ki var. Bana kalırsa bu organizasyona yakışmayan bazı isimler kendine fuarda yer buldu.
Ancak bu benim şahsi görüşüm.
Mesela bir lise arkadaşım; çok farklı dünya görüşlerimiz var.
Bazı isimler verdi, “Bunları fuara çağırmak, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin de Tahir Büyükakın’ın da kendine olan güvenini ifade ediyor” diyerek içinden geçenleri anlattı.
Ona göre de fuarda olmaması gereken isimler vardı, bana göre de.
Ben de onun gibi; farklı çizgilerdeki hatta aykırı gözüken insanların dahi fuarda yer almasını destekliyorum.
Kitabını almam, söyleşisine katılmam.
Ortak milli değerlerde buluşabiliyorsak, hain ağırlamıyorsak, etki ajanlarına ön açmıyorsak, bu bir zenginliktir.
Kendi doğru bildiğim görüşüm üzerinden böylesine büyük organizasyonlara karaçalmayı uygun bulmuyorum.
Mesela fuarda yapılan söyleşi konularını tarayıp, eksik gördüğümüz alanlar üzerine kafa yormak, “Bu konu da fuarda muhakkak işlenmeli” diye düşünmek çok daha isabetli olacaktır.
Ben bu bişe bakacağım…
**
Söyledim ya, çok güzel tanışıklar oluyor kitap fuarında.
Ve bu sözler sayacağım isimlerin ortak kanaati…
Ömer Demirbağ hoca, Gazeteci İsmail Kılıçarslan, Altay Cem Meriç, oyuncu Ebubekir Öztürk (nam-ı diğer Ganyotçu), Reshad Strik, Abdullah Çatlı’nın kızı Gökçen Çatlı, oyuncu Metin Yıldız, oyuncu Ali Nuri Türkoğlu, Bahadır Yenişehirlioğlu, Nedim Şener, Sevda Türküsev…
Hepsinden bizzat işittim, Kocaeli Kitap Fuarı’nın ülkedeki diğer fuarlara göre farkını.
Sevgili Altay Cem Meriç’le bayağı bir vakit geçirdik, bir şehir ismi verdi orayla aynı görüyordum Kocaeli’yi diye söyledi…
“Ancak bu yıl gördüm ki, arada çok büyük fark oluşmuş. Kocaeli almış götürmüş” diye ifade etti gördüğü manzarayı.
Yani bu kentin bir paydaşı olarak bu geri dönüşler beni fuarın sahibiymişçesine mutlu ediyor.
İki suntadan çok daha fazlası vardı Kocaeli Kitap Fuarı’nda, bunu da söyleyen ben değilim.
Atalarımız demiş ya, “Görenedir görene, köre nedir köre ne” diye.
Bu işler biraz da o hesap.
Ben toplumsal bağlamda faydaya baktığım zaman, kent adına çok lezzetli bir iş görüyorum.
Emeği geçenlerden Allah razı olsun.
**
Bununla beraber fuarın son günüydü. VIP alanında kurulan kamelyada oturuyorduk, Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın da vardı.
Bu esnada İzmit Belediye Başkan Vekili Lütfü Obuz geldi.
Tahir başkanın yanına doğru ilerledi, “Fuara gelmiştim, selam vermek istedim başkanım” dedi.
Tahir başkan Lütfü başkanı karşıladı, misafir etmek istedi. Ancak Lütfü Obuz fuarı gezeceğini söyleyerek oradan ayrıldı.
Lütfü Obuz’un bizzat kamelyaya kadar gelip Tahir başkana selam vermesi yeni bir dönemin başlangıcı niteliğinde olabilir.
Fatma başkana göre çok daha ılımlı bir profil çizen Lütfü Obuz, kitap fuarında yaptığı bu hamle ile yarınlarla ilgili kritik bir fragmanı da göstermiş oldu.
Hayırlısı diyelim.
**
Özel talebimdir!
Stratejist Abdullah Çiftçi var. Youtube’da yayınladığı gündem videoları 100 binin üzerinde seyrediliyor.
Dolu, dopdolu, çağın ötesinde bir adam Abdullah hoca.
Ufuk açıyor, pencere genişletiyor.
Zaman zaman televizyon kanallarına da çıkıyor.
Bir sonraki fuarda Abdullah hocayı görmeyi çok isterim…
***
Son olarak.
Bu yıl Allah nasip etti, Kocaeli Kitap Fuarı’nın bir paydaşı oldum.
Küresel Gazze Yürüyüşü, Sumud Kara Konvoyu ve Filistin Konvoyunda çeşitli ülkelerde yoldaşlık yaptığımız. Yazar Davut Daşkıran ile birlikte, “Dijital Aktivizm ve Saha Okumaları” adı altında bir söyleşi gerçekleştirdik.
Gelenden-gelemeyenden Allah razı olsun.
Benim adıma kendi şehrimin kitap fuarında böylesine bir söyleşide imkan tanınması, böyle bir talebin gelmesi açıkçası beni çok mutlu etti, onur duydum.
İmkan verenlere, süreçle ilgilenenlere minnettarım.








1 Yorum
Bir stk olarak fuar boyunca ordaydım bu saydıklarınızın bir kısmı sadece 2 poz verip geri kaçmaya geldi misal yenişehirli oğlu lütfü obuz gibiler sadece a blok değil asağidaki cadır kısmınıda gezmeliydiler söylesiye gelenler gibi değil siyasi kimlik taşiyorlar sayin valimiz ve büyüksehir belediye baßkanımız kartepe belediye başkanı kocaeli milletvekilimiz veysel tipioğlu idda ak parti il başkani sahin talusediyorumki selam vermedik hatir sormadık birtane stant bırakmadılar bazı il başkanlari hic ugramadi bazılarida iki üç stanta ugrayıp poz verip kaçtilar hatta fuardan haberi olmayan il başkanlari var tabiki o bahsettigin 1 milyon ziyaretci ve yarısı kadar da sayi olan stant kuranlar ve ordaki görevliler bunu iyi analiz ediyor artık .
Kim samimi kim değil biliyor görüyor..