Tarihler 25 Nisan Cuma, yer Fransa. Camide gönüllü temizlik işleri yapan 24 yaşında pırıl pırıl bir genç, Ebubekir. Katlediliyor secdede, vahşice, canice. Katilin ismi Oliver
O DÖNEMLERİ ANIMSAYIN
Medeniyet İslam’ın dünyaya kazandırdığı bir sıfattır. İslam öncesi dünyayı bir zihninizde canlandırın. Dönemin en iyi diline sahip Araplar, dildeki kültür derinliğini yaşantısına yansıtmayı becerememiş. Kız çocuklarını hala diri diri gömer bir haldeler. Fuhşiyat almış başını gitmiş. Elle yaptıkları taş tanrılardan medet umuyorlar.
HER TÜRLÜ PAGANLIK
Dönün batıya bakın. Bilinen dünyada Roma İmparatorluğu hakim. Her türlü paganlığın yaşandığı, Hristiyanlığı çok kısa bir sürede özünün bozulduğunu, sadece siyasi hakimiyet adına kabul edilmiş bir Hristiyanlık. İnsanın değeri yok. Para varsa ye, iç, eğlen. Para yoksa, çal, çırp, gasp et.
VAHŞİ BİR DÜNYAYA DOĞDU İSLAMİYET
Böyle vahşi bir dünyanın ortasına doğdu İslamiyet. Yüzyıllar geçse de aradan, dünyada vahşeti planlayan ve uygulayan hiç değişmedi. Yıllar boyunca Afrika ve tüm ülkeleri sömürerek kanlı bir karton medeniyet oluşturan batı. Ve bizim gibi toplumlar, demokrasi, insan hakları yalanlarıyla uyutuldu. Nasıl yedik halbuki? Sömürge düzenini kuran eli kanlı katiller ordusunun medeniyet lafızlarına nasıl inandık? Tez konusu olsa gerek.
ZERRE AKLINDAN GEÇMEMİŞTİR
Ve şimdi, yer Fransa. Hz. Hatice Camii’nde bir genç. Caminin gönüllü temizlik işlerini yapan 24 yaşındaki Ebubekir. Biri geliyor camiye, Oliver diye bir katil. Namaz kılmayı öğrenmek istiyor. Şehit Ebubekir’in aklından yaşayacağı şey zerre geçmemiştir. Çünkü o halis bir Müslüman. “İslam’a bir nefer kazandırabilirim” coşkusuyla nafile bir namaz eda ediyor.
TEK ÇAREMİZ: NE YAPIYORSAK EN İYİSİNİ YAPACAĞIZ
Sonrası ise acı final. Secdede defalarca bıçaklanarak, vahşice katlediliyor. Şehit ediliyor Ebubekir. İşte bu mikro örnek, anlattığımız makro geçmişle ne kadar da birbirine benziyor değil mi? Çünkü medeniyet, İslam’ın dünyaya kazandırdığı bir armağandır. Batılılar ise medeniyet maskesi takmış, zalimlerdir. Halka indirgemiyoruz tabi ki. Ancak bu yönetici takımı, yüz yıllardır böyle. Tek bir çözüm var. Biz güçlü olacağız. Her birimiz ne iş yapıyorsak, en doğrusunu, en iyisini, en faydalısını yapacağız. Başka çaremiz yok.
Furkan Çalışkan



