Son dönemde mesleğimi elimden geldiğince sosyal medyaya kaydırmaya çalışıyorum.
Bunun kendime göre oldukça kuvvetli nedenleri var.
Tam da bu sebeple; rutin yapmam gereken bazı işleri istemeden aksatıyorum.
Mesela köşe yazısı yazmak gibi.
Safiport işçileri, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin kentsel dönüşüm projesi yazmam gereken ana konular. Bir türlü oturup da yazamadım.
Görünen o ki; bugün de onları yazmıyorum.
Ama hem sosyal medyayı, hem beni var eden ‘yazı yazmak, haber yapmak’ gibi ana görevlerimi bir dengeye oturtacağım.
Bir alışma sürecindeydim.
Vakit alıyor emek verilen her iş.
Bir dakikalık bir Instagram gönderisinin arka planında bazen 4-5 saatlik bir mesai oluyor.
Belki de elimi hızlandırmalıyım, bilemiyorum.
**
Bugün ise Cumartesi gününe damga vuran Gazze’ye yelken açan Sumud Filosuna Destek Yürüyüşüne bir kez daha dikkat çekmek istiyorum.
Kocaeli; harika bir sınav verdi.
Yürüyüşün en can alıcı noktası, protokolün olduğu bölümde Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, AK Parti İl Başkanı Şahin Talus, CHP İl Başkanı Bülent Sarı, MHP İl Başkanı Tuncay Batı, BBP İl Başkanı Metehan Küpçü, YRP İl Başkanı Ahmet Emre Aydın ve AK Parti Kocaeli Milletvekili Veysel Tipioğlu’lunun yan yana, kol kola yürümesiydi.
Bu bağlamda Kocaeli, Türkiye’ye örnek oldu.
Siyasiler, siyasal zeminde istediği kadar kapışsın, çarpışsın.
Ama böylesi bir insani meselede siyaseti bir kenara itilip o birliktelik fotoğrafının verilmesi çok kıymetliydi.
**
Yürüyüşe katılım oldukça kuvvetliydi.
Daha iyisi olabilir mi?
2 Milyonluk kentte tabi ki evet.
Ama ne kadar önemli diye sorarsanız, çok da mesele değil.
Bu yürüyüşü planlayanlar büyük emekler harcıyor. Tabi ki daha fazla katılım olmasını, Kocaeli’nin daha ciddi bir hassasiyet göstermelerini bekliyorlar.
Her işin daha iyisini ortaya koymak mümkün. Bu yüzden ne yapılmışsa, en iyisi odur.
**
En önemlisi ise…Çevremizde hala, “Yürüdünüz de ne oldu? Boykot yaptınız da ne oldu? Konuştunuz da ne oldu?” diyenler var, olacaklardır da.
Ya da biri çıkıp, “Madem öyle Doğu Türkistan için neden bir şey yapmıyorsunuz?” der.
Ama onlar sadece der. Konuşur.
E sen yap onu da güzel kardeşim, ya da gel biz böyle bir şey yapacağız de, biz de destek olalım.
Söylediğim gibi, onlar sadece konuşur.
Fakat benim inancım şu: Her bir kişi; kendi gücü nispetinde yaptığı her eylem kuvvetli ve kutsaldır.
Dua etmek de bir mücadeledir. Kınamak da bir mücadeledir. Yürüyüşe katılmak, zalimi lanetlemek de bir mücadeledir.
Peygamber efendimizin hadisleriyle de sabittir: Cihad meydanında mücahidleri düşmanla savaşa teşvik edici, onların duygularını coşturucu, cihadın faziletini ortaya koyucu nitelikte sözler söylemek, şiir okumak ve benzeri faaliyetler göstermek de dil ile cihadın bir parçası sayılır.
Hatta bu alçak kavme akıbetini bildirmek, onları düşman saymak, söz ile kınamak, sapkın ve insanlık dışı işlerini ortaya koymak da cihadın bir parçasıdır.
Bu nedenle moral bozmaya çalışanlara aldanmadan, doğru bildiğimiz yolda ilerlemeye devam.
**
Ve bir öneri yapmak istiyorum.
Dünyanın çeşitli coğrafyalarında Filistin yanlısı çok büyük gösteriler tertipleniyor.
Ama en akılda kalıcıları hangileri oluyor biliyor musunuz?
Benim gözlemlediğim kadarıyla sessiz eylemler.
Şöyle formülüze edelim.
İzmit Kent meydanına İsrail’in vahşi saldırılarında şehit edilen bebekleri ve çocukları simgeleyecek şekilde 2 bin, 3 bin ayakkabı koysak…
Yine kent meydanına kolu kopmuş, bacağı kopmuş, kafası kopmuş oyuncak bebekler bıraksak.
Yanlarında durumu anlatan fotoğraflarla birlikte.
Belki dünya medyasında yankı uyandıracak bir eyleme imza atmış olabiliriz.
Bu konuda Avrupa’da yapılan eylemler son derece dikkat çekici.
Belki ilerleyen günlerde benzerlerini Kocaeli’de yapabiliriz.
Neden olmasın?
Veysel Tipioğlu şoku
Hazır ismi geçmişken…
AK Parti Kocaeli Milletvekili Veysel Tipioğlu.
Bu yalnızca benim görüşüm değil, muhalefet kanadında dahi görüştüğüm insanlardan aldığım bir izlenim.
Veysel Tipioğlu, Kocaeli’nin eski emniyet müdürü.
Bürokrat, hem de en sert bürokrasi alanından bir isim.
Milletvekili olduğunda ne bekliyorduk?
Açık açık yazayım.
Despot bir adam bekliyorduk.
Kocaeli’nin onu yeterince sahiplenmeyeceğini düşünüyorduk.
Halkla ilişki kurmayı ki örnekleri var… Bu ilişkileri kurmayı beceremeyecek bir insan bekliyorduk.
Pek de telefonuna ulaşılamaz bir adam bekliyorduk.
Uzaktan siyaset yapan, kentle ilgili bir aksiyon almasının zor olduğunu düşündüğümüz bir adam bekliyorduk.
Hepimiz yanıldık.
Bu nedenle yazının başlığı Veysel Tipioğlu şoku.
Sayın Tipioğlu, AK Partili vekillerin arasındaki en aktif isimlerden biri oldu.
Halkla son derece samimi ilişkiler kurmayı başardı.
Dert anlatılan bir vekil haline geldi.
Çözüm için mücadele ettiğine şahit olduğumuz, olmayacak bir iş içinde samimiyetle gayret edip, samimiyetle neden olmadığını açıklayacak kadar da şeffaf bir vekil oldu.
Sayın Tipioğlu, hepimizi yanılttı.
Keşke tüm hezeyanlarımız böyle olsa!
İpucu
Ben Anadoluyum…
Yıllar yılı susuz kaldım, yıllar yılı aç…
Şükrederek, kalktığım sofralarımda.
Yavuz Bülent Bakiler
Allah rahmet eylesin, ruhuna Fatiha.


