Kocaeli’nin İzmit ilçesinde yer alan ve 1631 yılında Yumurtacı Muhammet Ali Ağa tarafından yumurta satarak biriktirdiği paralarla inşa ettirildiği rivayet edilen tarihi Yumurtacı Cami, restorasyon çalışmaları için ibadete kapatıldı. Hacı Hasan Mahallesi Sırrı Paşa Caddesi üzerinde bulunan bu cami, 17. Osmanlı padişahı 4. Murad döneminde yaptırılmış olup Osmanlı döneminin sivil mimari özelliklerini taşıyan nadir eserler arasında yer alıyor.
TARİHİ VE MİMARİ ÖZELLİKLER
Kerpiç yapısı, ahşap çatısı ve dikdörtgen planıyla dikkat çeken bu tarihi ibadethane, bölgede yüzyıllar içinde yaşanan birçok yıkıcı depremi yapısal hasar görmeden atlatmasıyla biliniyor. Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetindeki cami, başlatılacak kapsamlı tadilat ve restorasyon çalışmalarının ardından yeniden cemaatle buluşacak.
Hacı Hasan Mahallesi Muhtarı Ömer Uzun, mahallenin İzmit’in en eski yerleşim bölgelerinden biri olduğunu belirterek, “Mahallemiz çok eski, otantik ve tarihi eserlerle dolu bir mahalle. En başta Yumurtacı Cami’miz, Pembe Köşk, Atatürk Köşkü ve Sırrı Paşa Köşkü gibi çok değerli yapılara sahibiz. Sessiz, sakin ve Osmanlı’yı yaşatan bir yapımız var” dedi.
CAMİNİN HİKAYESİ VE ÖNEMİ
Caminin hikayesinin ve sağlamlığının bölge halkı için büyük önem taşıdığını vurgulayan Uzun, şöyle konuştu: “Camimiz 1631 yılında yapılmış. Rivayetlere göre, Yumurtacı Muhammet Ali Ağa, yumurta satarak kazandığı parayla bu camiyi yaptırmış. İki, üç, dört hatta beş büyük deprem görmesine rağmen hiçbir yapısal hasar görmedi. Bu durum caminin en büyük sırrı ve en önemli özelliği.”
RESTORASYON BEKLENTİLERİ
Kerpiç yapıya sahip olan ve dikdörtgen planlı şekilde inşa edilen caminin ahşap çatı ile örtülü olduğunu aktaran Uzun, “Camimiz zaman içinde çeşitli onarımlar gördü ve bugüne kadar ulaştı. Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait bir yapı. Şu an kapalı çünkü tadilat süreci başlayacak. Restorasyonla birlikte yeniden ibadete açılmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
Cami bahçesinde yapıyı inşa ettiren Yumurtacı Mehmet Ali Ağa’nın mezarının da bulunduğunu belirten Uzun, “Arka taraftaki anıtlarda da Osmanlı döneminde camiye yardım eden kişilerin kabirleri yer alıyor. Burası sadece bir ibadethane değil, aynı zamanda yaşayan bir tarih” diye konuştu.





