Kocaeli Büyükşehir Belediye meclisinin ağustos ayı meclis toplantısı çıkışında bir gerginlik yaşanmıştı. Kabakoz bölgesindeki vatandaşların mağduriyetini dile getiren CHP’li Erkan Uygun, KBB Genel Sekreter Yardımcısı Gökmen Mengüç’ü, “Babasının yeri sanki” gibi sözlerle iğnelemiş, bunun üzerine bir diğer Genel Sekreter Yardımcısı Ali Yeşildal araya gitmişti.
Gökmen Mengüç’ün ölen babasının meseleye karıştırılmasına tepki gösteren Ali Yeşildal, CHP’li meclis üyesine, “lan” diye hitap etmiş burada.
Ancak ilk etapta, “Ali Yeşildal küfür etti” gibi bir algı çıkarıldı ortaya.
Neyse kısa keseyim; geçen ayın özetini bir kenara bırakıp düne dönelim.
**
Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclis toplantısının dünkü eylül ayı oturumunda geçtiğimiz ayki konu bir kez daha gündeme getirildi.
Ben Sayın Erkan Uygun’un paylaştığı videoyu izledim. Herhangi bir küfür görmedim.
Sayın Yeşildal’ın babasına ilişkin gösterdiği tepkiyi gördüm. Uzaklaşırken, “Babasını karıştırma lan” demesini duydum.
**
Erkan Uygun’u da Ali Yeşildal’ı da tanırım, severim.
Ama üst düzey bir bürokratı, bana sinkaflı küfürler etti diye toplumun önüne atmanın yakışık almadığını düşünüyorum.
Erkan Uygun’a sinkaflı küfür edilmişse; tanıdığım Erkan Uygun o videonun da içinde olacak şekilde, “Bende senin bilmem ne” diye mevzuya dalardı. Tüm meclis toplantılarındaki her gerginliğin içine geldiğini varsayarsak, makul tepki bu olurdu herhalde.
Eğer Erkan Uygun’a sinkaflı edilmişse, şahitler varsa, hakaret suçlamasıyla mahkemeye vermek hem insani hem de siyaseten çok daha doğru bir yaklaşım olurdu.
Ama meclis toplantısında bu konunun gündeme getirilip Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’a şikayet edilmesini garipsedim.
Sanki okulda öğrenciler kavga etmiş de öğretmene şikayete gelmişler gibi bir pozisyon çıktı ortaya.
Bu arada, ‘lan’ kaba bir tabir olsa da hakaret olarak dahi sayılmıyor.
Ama tabi; kullanmamak lazım böyle kelimeler.
**
Yazdıklarım biraz olay özeti, biraz da benim düşüncelerim.
Gelelim işin magazinsel boyutuna.
Dün mecliste olmayan Ali Yeşildal’ın geçtiğimiz ay adının geçtiği olay konuşulurken, Yeşildal sosyal medya hesaplarından bir paylaşım yapmış.
Memleketinden bir fotoğraf paylaşıp, “Yine yeşillendi fındık dalları” yazmış üzerine. Arkaya da müziği…
Belli ki, Erkan Uygun’a bir gönderme yapmış konu tekrar açılınca.
Aslında Zeynep Bastık’tan, “Lan” şarkısı çok daha isabetli olurdu.
Bir dahakine artık…

İki konunun bağlantısı olabilir mi?
Can Holding’e kayyum atandı.
Show TV, Habertürk ve Bloomberg TV bu şirketin bünyesindeydi.
İddiaya göre; Can Holding’in sahibi Kemal Can ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yakın bir isimdi.
Ve böyle bir isme operasyon yapılması, toplum nezdinde pozitif bir hava estirdi.
İktidara yakın, güçlü bir kuruma bir anda çekilen operasyon.
Eyvallah.
Ben bugün kötü polisi oynayarak şöyle bir sesli düşünüyorum:
Biz farkında olmadığımız çok derin ve çalkantılı hadiselere mi hazırlanıyoruz?
MHP’nin koşulsuz bir şekilde Fenerbahçe’nin başkanlık seçimlerinde Ali Koç’a destek vermesi; ki taraftar gruplarına hükmetmek önemlidir, kıymetlidir. Gezi olaylarında Beşiktaş’ın çArşı grubunun etkisini hatırlayın…
Türkiye’nin en çok izlenen kanallarından üçüne sahip bir şirketin adım adım izlenip operayona tabi tutulması.
Ne bileyim.
Bu iki konunun birbiriyle ilgisi var mıdır?
İpucu
“Dünyanın ne kıymeti var ki, ona karşı zahid davranmaktan bahsedilsin!”
Bayezid-i Bistami


