22°C
USD 45,53
EUR 52,98
Altın 6.606

Recep Durul, Beyaz Futbol ve alınması gereken ders

Recep Durul, Beyaz Futbol ve alınması gereken ders

Kocaelispor dün akşam Galatasaray karşısında tarih yazdı. İlk yarıda neredeyse Galatasray’a top göstermeyen ekibimiz, duran toplar dışında ilk atağını dakika 48’de, tehlikeli diyebileceğimiz ilk atağını ise 65’te yedi.

Birkaç gün önce Ajax’ı deplasmanda 3’lemiş, ligin lideri, 225 gündür yenilmeyen Galatasaray’a, Osimhen ve Icardi’nin ilk 11’de başladığı lidere karşı böyle bir oyun sergilemek müthiş bir başarıydı. Selçuk hocaya ve futbolculara teşekkür etmek lazım.

Can Keleş’in de kulağını artık çekmek lazım!

**

Beyaz TV’de yayınlanan Beyaz Futbol’un, Kocaelispor Başkanı Recep Durul’un katıldığı bölümü baştan sonra canlı yayında izledim.

Öncelikle şunu söylemeliyim; başta moderatör Ertem Şener ile Rasim Ozan Kütahyalı başta olmak üzere Ahmet Çakar, hangi kulüp başkanına bu denli seviyesiz bir şekilde yüklenmiştir?

Recep Durul’un tuzağa çekildiği yayındaki tavırları kınayarak sözlerime başlamak istiyorum.

Kocaelispor camiası büyüklüğünü dün bir kez daha göstermiş. Futbolun lokomotifi olabilecek bir şehir olduğunu bir kez daha ispatlamıştır.

Bu nedenle özellikle yayın esnasında duyulan küfürlü bir söz son derece büyük bir terbiyesizlik.

Bildiğim kadarıyla da Ertem Şener bu akşamki Derin Futbol programında dünkü yayınla ilgili bir özür dileyecek.

Dilemeli de, isabet olur.

**

Gelelim biz kendi kapımızın önüne.

Kocaelispor Başkanı Recep Durul’un, Galatasaray maçının ardından yaptığı bahis açıklaması doğrudan isim vermeden Galatasaray’ı hedef almış bir durumdur. Yani başkan isim vermemiş olabilir. Fakat bir önceki hafta Başakşehir maçında hatalı bir penaltı kararıyla puan ve puanlarımız çalınmışken, Galatasaray maçının ardından o açıklamayı yapmak, son derece hatalı olmuştur. Öncelikle bunu kabul edelim. Edelim ki, hatalarımızla yüzleşelim.

Yayının ilk bölümünde Recep Durul, Galatasaraylı yöneticinin bir açıklamasını sanki Beyaz Futbol’dakiler söylüyor gibi algılayarak  yayın esnasında Ertem Şener’e de sesini yükseltti. Aslında tüm gerginlik, Recep Durul’un Ertem Şener’i fırçalar bir üslupla konuşmasının ardından başladı.

**

Rasim Ozan Kütahyalı, Galatasaraylı. Ertem Şener, bir tv moderatörü ve beslendiği en önemli kaynak reytingleri. Ahmet Çakar, üst perdeden konuşarak futbola yön çizmeyi seven bir isim.

Recep Durul’un açıklama verme noktasındaki acemiliğini görünce, vardılar üzerlerine.

Başkanın kendiyle çelişen ifadelerinin üzerine gittiler, eskiden bir dernek yöneticiliği yapmalarını gündeme getirdiler. Reytingleri de böylece patlattılar. Allah’tan Sinan Engin araya girdi ve konuyu kapattırdı. Yoksa daha da problem yaşayabilirdi Sayın Durul.

Uzun uzun o bunu dedi, şu bunu dedi anlatmaya gerek yok.

Kocaelispor’un tarihi zaferi, Hodri Meydan’ın seyirci rekoru kırması, durmayan desteği konuşulması gerekirken, bugün bir spor programında kulübümüzün imajına zarar verene bir meseleyi konuşuyoruz.

**

Sevgili başkan Recep Durul’un bu yayından alması gereken çok ciddi dersler var.

Ulusal medyaya konuşacaksanız, Kocaeli’deki medyanın hoşgörüsünü bekleyemezsiniz.

Çünkü sizinle ben ya da Kocaeli’deki meslektaşlarım canlı yayın yapsa, biz şehrin ve kulübün menfaatini gözetir, sizin üzerinize belki çok da fazla varmayabiliriz.

Ama ulusal medya hele ki Beyaz Futbol, kurtlar sofrası. Adamı yerler Sayın Başkan, yerler.

Peki çıkarılması gereken ders ne?

**

Bir insanın hayatta her bir konuyu bilme şansı yok.

Ben Recep Durul’dan şunu beklerdim.

Böyle bir yayına katılacaksa öncelikle yöneticilerle bir istişare yapmasını beklerdim.

İkinci ve en önemlisi; bu kentte Kocaelispor’un menfaatlerini düşünen birçok gazeteci var.

Onlarla istişare ederdim.

Neden?

Çünkü şundan emin olun; canlı yayında sizi ters köşe yapan 10 soru varsa, ben ve meslektaşlarım bunların 9,5’uğunun sorulacağını tahmin eder, size hazırlık yapmanız gereken cevaplar noktasında yardımcı olurdu.

Böylesine yayınlara siz Recep Durul olarak katılmıyorsunuz sevgili başkanım.

Kocaelispor camiasının sesi, başkanı, önderi olarak katılıyorsunuz.

Ve sizin natamam olduğunuz her bir detay, koca bir camiaya zarar veriyor, koca bir camiayı zan altında bırakıyor.

Eminim ki sizi canlı yayından sonra arayan, iyi yaptın, harikaydın başkanım diyen çok fazla insan olmuştur.

Ama dost acı söyler sevgili başkanım. Dün Beyaz Futbol canlı yayını dışında her bir detay bizim için muhteşemdi. Fakat yayın, çok şeyin önüne geçti.

İnşallah, bu canlı yayından bir ders çıkarmışsınızdır.

Artık okyanustayız sayın başkanım, iç denizlerde yolculuk yapan gemiler ile okyanuslarda yolculuk yapan gemiler arasında çok ciddi farklar olduğunu eminim ki çok iyi biliyorsunuz!

Bir kaza oldu diyelim, bir daha olmamasını dileyelim.

Atatürk mevlidinin bana düşündürttükleri

Kocaeli Valisi İlhami Aktaş tarihi bir karar aldı ve uygulattı. Bizim Vali’nin ardından Bartın Valisi de benzer bir karar almış ayrıca.

Kocaeli’nin tüm camilerinde Gazi Mustafa Kemal için mevlid okutuldu. Bende Fevziye Camii’ndeydim.

Ben camideyken; Atatürk’ün dinle olan ilişkisini düşünmedim.

Beğenin ya da beğenmeyin, ülkenin kurucu idaresi olduğunu düşündüm.

Sağıma baktım, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ı gördüm. Onun çaprazına baktım, CHP İl Başkanı Erdem Arcan’ı gördüm. CHP İl Gençlik Kolları Başkanı Hayri Zorer’i gördüm. Camiye girerken AK Parti İzmit İlçe Başkanı Halil Dokuzlar ve İzmit İlçe Gençlik Kolları Başkanı Eyüp Akbal’ı gördüm.

Hemen arka sıramda, aramızın biraz limoni olduğu Zafer Partisi İl Başkanı Ender Oğuz’u gördüm. Bir iki sıra arkada, MHP İl Başkanı Tuncay Batı’yı gördüm.

Onun sol çaprazında, AK Parti İl Başkanı Şahin Talus’u gördüm.

İyi Parti İl Başkanı Kamil Şirin’i gördüm.

Soluma döndüm, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş’ı gördüm, yanında rütbeli komutanlarımızı gördüm. Üniformaları ve rütbeleriyle öğlen namazının son sünnetini kılışlarını izledim.

Bir saf yanımda Kocaeli İl Emniyet Müdürü Faruk Karaduman’ı gördüm.

Sivil toplum temsilcilerini gördüm, dernek başkanlarını gördüm.

Ve sonra Atatürk mevlidine karşı olanları hatırladım.

Peygamber Efendimizin Taif’in fethi hikayesini hatrımdan geçirdim. Burada bir teşbih yapmıyorum, sakın yanlış anlaşılmasın. O iradeyi anımsadım sadece.

Camiden çıktığım vakit o kalabalığı gördüm. Yahu bayram namazında bile bir araya gelmeyen insanların birlikte camiden çıktığını gördüm.

İslam’ın toplumla ilişkisini düşündüm gelip geçen insanlara bakarken.

Ve en önemlisi; mahkemenin sahibi olmadığımı düşündüm.

Cennet mekan Fatih Sultan Mehmed Han’ın o meşhur, “İnsanlara dinin ne, namazın var mı, oruç tutuyor musun? Gibi Allah’ın soracağı soruları sormayacaksınız” sözünü anımsadım.

İşte böyle, işte bu kadar.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk için okutulan mevlid bana bu anlattıklarımı düşündürttü.

İpucu

İnsanlara dinin ne, namazın var mı, oruç tutuyor musun?” gibi Allah’ın soracağı soruları sormayacaksınız! İnsanlara aç mısın, ne ihtiyacın var, bir sorunun var mı? gibi kulun kula soracağı soruları soracaksınız.

Fatih Sultan Mehmed Han

Yorum yaz

KocaeliGazetem.com sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin