Öncelikle ifade etmeliyim ki; bu durum sadece Symbol AVM’ye mi özel yoksa diğer AVM’ler benzer uygulamalar yapıyor mu onu bilmiyorum.
Anladığım kadarıyla İstanbul’da bazı büyük alışveriş merkezleri de benzer insanlık dışı uygulama gerçekleştiriyormuş.
Konuyla ilgili Instagram hesabımda bir video yayınladıktan sonra öğrenmiş oldum bu bilgileri de.
**
Birkaç gün önce; bir motokurye Symbol AVM’ye gidiyor.
Ana kapıdan girmek istiyor.
Muhtemelen elinde bir yemek siparişi.
Orada bulunan özel güvenlik personelleri kuryenin ana kapıdan giremeyeceğini söylüyor.
Kurye arkadaşa, “mal kabul bölümünden” giriş yapması gerektiğini söylüyor.
Çocuk da şok oluyor.
“Ben ırgat mıyım?” diyor.
İnanın bu videoyu izlerken içim burkuldu.
**
Çünkü Symbol AVM’nin aldığı bu karar; bir düzenlemeden öte muhatabını aşağılayan, hakir gören, ‘sen bizden değilsin’ diyen bir yaklaşımın ürünü.
Ne demek ya siparişi getiren kurye mal kabul kapısından girecek?
Böyle iğrenç bir yaklaşım olabilir mi?
Böyle bir aşağılama olabilir mi?
İşini yapan bir kuryeyi böylesine yüksek perdeden, eziklemek, utandırmak insani olabilir mi?
**
Ben izlerken utandım.
Kurye ile münakaşaya giren özel güvenlik personelleri adına da utandım.
Onlar da bu insanlık dışı emri uygulamaya çalışıyorlar.
Sanıyorum ki Symbol AVM yönetimi; AVM’de çalışan personellerin AVM içindeki restoranlardan yemek yemesini istiyor.
Peki bu dayatmayı kuryeleri ikinci sınıf vatandaş statüsüne çekerek uygulamak mantıklı mı?
Siz bu insanlara ikinci sınıf insan muamelesi yapamazsınız!
Madem öyle; kurye yemeği getirsin, güvenliğe bıraksın, siparişi veren gelsin kapıdan alsın.
Afedersiniz bu insanlar mal mı da mal kabul kapısından giriş yapıyor.
Ayıptır.
Bu hatayı düzeltmelisiniz.
İnsani olarak sınıfta kaldınız.
Çıkın efendi gibi özür dileyin ya da daha insani bir çözüm bulun.
Sosyal medyada yerden yere vuruluyorsunuz.
Benden söylemesi…
Yapma başkan, kendine gel!
CHP Körfez Belediye Başkan adayı Tayfun Balıkçı, neredeyse belediye başkanı olacaktı. Çok az bir farkla seçim kaybetti.
Partisinde çeşitli sorunlar yaşadı, belki de hala yaşıyor.
Fakat bu detaylar yazının konusu değil.
Sevgili Tayfun Balıkçı bugün öyle bir paylaşım yaptı ki!
Hayret içinde, gülümseyerek okudum.
**
Tayfun Balıkçı Yarımca Sahil’de çevreye duyarsız birkaç alkoliğin bıraktığı şişeleri paylaşmış ve şöyle demişti:
“Yarımca sahilinde yürürken gördüğümüz bu manzara ne çöp sorunudur ne de bireysel sorumsuzluk. Bu, alım gücünün çöktüğünün ve kamusal alanların sahipsiz bırakıldığının açık fotoğrafıdır. İnsanlar bu soğukta bankta oturup içmek zorunda kalıyorsa ortada sosyal bir çöküş vardır ve bunun faturası vatandaşa kesilemez.”
**
Yapma başkan Allah aşkına!
Yaşın da bayağı var.
Sanki hayatında ilk defa bankta içki içmiş insanlar görüyorsun!
Bundan 50 yıl öncede 100 yıl önce de insanlar hava durumuna aldanmaksızın sahil kenarlarında, bank köşelerinde oturup içiyordu.
Böyle zorlama siyaset yapmanın ne manası var Allah aşkına!
Sanki dünyaya yeni gözlerinizi açmış gibi yaptığınız bu açıklama, size siyaseten çok ciddi bir eksi yazdı.
Çünkü öyle bir açıklama ki; sizin ciddiyetinize, bilgi birikiminize bir hakaret gibi.
Üstelik o pisliği orada bırakan insanları aklamanız…
Bir ‘devlet adamı olmaya aday’ insana hiç yakışır cinsten değildi.
Bence geri adım atmalısınız.
Yaşar Çakmak okunurlukta hepimizi geçti!
Günden güne habercilik, yazarlık, gazetecilik yaklaşımları değişiyor.
Kağıt gazetenin cenaze namazını kıldık.
Sırada internet gazeteciliği var.
Gün geçtikçe sitelerin görünürlüğü azalıyor, sosyal medyada güçlü olan kazanıyor.
Tıpkı Kocaeli Gündem ya da Kocaeli Duysun örneğinde olduğu gibi…
**
İşte buna bir örnek!
İSU Teftiş Kurulu Başkanı Yaşar Çakmak, ABD’nin Venezuela’yı gasp ederek devlet başkanı Maduro’yu kaçırdığı hadiseyle ilgili bir yazı kaleme alıyor.
Yaşar Çakmak’ın bu paylaşımı 1 Milyon 680 bin görüntülenme alıyor.
13 binin üzerinde beğeni, 2 bine yakın yorum ve 3 bin de paylaşım almış.
Yani Yaşar Çakmak, tek bir paylaşımıyla Kocaeli’deki onlarca gazeteyi sollamış!
**
İşte zamanın ruhu bu!
Bende özellikle kendi Instagram profilime taşıma gayretindeyim işimi.
6 Aralık – 4 Ocak tarihleri arasında Instagram üzerinden yayınladığım videolar 6,3 Milyon görüntülenme almış.
Yayınladığım videolar 400 bine yakın beğeni, yorum ve paylaşım almış.
Paylaştığım 58 içerikle birlikte bir aylık zaman diliminde 10 binin üzerinde yeni takipçi kazanmışım.
Elhamdülillah.
Şartlar neyi gerektiriyorsa; doğrularımızı eğip bükmeden, zamanın ruhuna uygun bir şekilde hizmet etmeye devam edeceğiz Allah’ın izniyle…

İpucu
Hayat bazen; gerçeğini bildiğiniz yalanlara karşı da sabır göstermenizi gerektirir.


