AK Parti her defasında şaşırtmayı başarıyor. Dile kolay, 114’üncü danışma kurulu toplantısı.
Yine salona sığmayan bir teşkilat.
Yine susmayan gençler.
Yine durmayan kadınlar.
Aynı coşku, aynı heyecan.
İl teşkilatı ve ilçe teşkilatları, tek tek tüm istişare kurullarını arayarak davette bulunmuş.
Bu denli geniş çaplı bir davet çalışması da salona yansımıştı.
**
AK Parti’nin danışma kurulu toplantısı çok da gecikme yaşanmadan, saat 19:00 sıralarında başladı.
Hatipler konuşmalarını makul seviyelerde tuttu.
O nedenle salondaki insanların da sıkıldığını düşünmüyorum.
Akış hızlıydı. Ve konuşmalar da oldukça etkiliydi.
AK Parti İl Başkanı Şahin Talus’un mutluluğu yüzüne yansımıştı. Konuşmasına da yansıdı.
Talus teşkilattan, ilk seçimde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı yeniden seçtirerek, 12 ilçede birinci olma sözünü aldı.
İl Kadın Kolları Başkanı Yasemin Özdemir, kürsüde son derece rahattı.
Kendisine tezahürat eden gençlerle pozitif bir iletişim kurdu.
Özellikle üye sayılarında gösterdikleri başarıyı anlatmaktan keyif aldığı çok net bir şekilde görünüyordu.
**
İl Gençlik Kolları Başkanı Doğan Orak’ın konuşması ise en beğendiğim kürsü konuşmalarından biriydi. Hitabeti, kürsü hakimiyeti, kendine yapılan tezahüratlardan etkilenmeden sözlerine devam edişi kıymetliydi.
Çünkü istese şov yapabilir, tezahüratlarla birlikte kürsünün tadını çıkarabilirdi.
Yapmadı.
Sevgili Doğan konuşmasının girişini, çıkışını çok iyi hesap etmiş.
Gençlik teşkilatlarından başlayarak hem yerel yönetimlere, hem muhalefete, hem ülkenin dış politika başarılarına değinerek, her konuya hakim olduklarını gösterdi.
Konuşmasının girişinde, “Gençlik kolları sadece bayrak asan bir yapılanma değil” cümlesinin de hakkını vermiş oldu.
Ama özellikle Doğan Orak bir cümlesi çok kıymetliydi.
Muhalefete de aslında; başarının sırrını verdi.
“Muhalefetin gençlere pompaladığı karamsarlık ikliminde, bu ülkenin bu şehrin gençleri yok. Muhalefetin anlamadığı bu. Onlar gençlere karamsarlık aşılayıp, gençlere karamsarlık bir ülke vadederek gençleri çekecekleri sanıyorlar.”
İnanın muhalefet partileri; bu anahtar cümleyi alıp, ülke türlü badirelerden geçerken mottolarını karamsarlık üzerine kurmasalardı, belki partileri genç kaynayabilir, sahada AK Parti’nin gençlik teşkilatlarının karşısında dişli rakip olabilirlerdi.
**
Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın da sözlerine AK Parti İl Başkanı Şahin Talus’a sataşarak başlaması, salonun havasına pozitif bir etki verdi.
Üye konusunda, “Olan var olmayan var başkanım” demesi, “Bu salon yetmiyorsa daha büyüğünü yaparız” diye devam ettirmesi, samimiyeti besledi.
Siyasi bir sahnede, siyasi rakiplerine de dokundu Büyükakın.
“Belediye başkanlığı yan gelip yatma değildir. Gelsinler, öğretelim” dedi. Hocalığını konuşturdu.
AK Parti Kocaeli Milletvekili Veysel Tipioğlu yine fişek gibiydi.
Tipioğlu’nda farklı bir durum var, inanın.
Ne söylediğinden ziyade, üslubu, coşkulu hali, yer yer araya espri sıkıştırması, konuşmasının etkisini oldukça arttırıyor.
Daha önce de ifade ettim, bir kez daha ifade edeyim.
Bir il emniyet müdürünün, böyle ciddi bir alandan gelen bürokratın, milletvekilliği döneminde böylesine başarılı performans göstereceğini ben düşünmüyordum.
Ama Tipioğlu her geçen gün insanları şaşırtmayı sürdürüyor.
**
Her danışma kuruluna gelen konuk söylerdi; Kocaeli teşkilatları bir başka.
Eyvallah ama neye göre? Kime göre başka?
Bu sorunun cevabını sanıyorum ilk kez AK Parti Grup Başkan Vekili Özlem Zengin bu kadar net verdi. Zengin, “Uzun zamandır danışma meclislerine katılıyorum. Danışma meclislerinin kendine has rutini var. İtiraf etmeliyim, Kocaeli bu rutinin dışında, çok başarılı bu işi yapıyor. Karşılıklı atışmalarınız, birbirilerinize verdiğiniz esprili cevaplar, hatırlatmalar önceye ve sonraya dair, o sebeple çok keyif aldığımı ifade etmek istiyorum” dedi.
Yani demek ki; uzun yıllardır AK Parti’nin danışma kurullarını takip eden bana, teşkilat mensuplarına, parti yöneticilerine normal gelen şeyler, aslında diğer şehirlerde yokmuş!
O nedenle AK Parti Kocaeli teşkilatlarının farkını tarif etmiş oldu Sayın Özlem Zengin.
**
Ve Özlem Zengin’in en önemli bulduğum cümlesi ise tüm sosyal medya mecralarının aslında siyasetin bir alanı olduğunu ifade etmesiydi.
Değişen siyaseti ve değişen ihtiyaçları anlattı Özlem Zengin.
Devamında konuyu sosyal medyaya bağlaması oldukça önemliydi.
Defaatle eleştirdiğimiz hususlardan biri; AK Parti’nin sosyal medyada güçlü figürler üretememesi, kafasını kaldıranın önünün kesilme ihtimali bulunmasıydı.
Görüyoruz ki; AK Parti’de de bu devir değişiyor.
Sosyal medyada üretken, siyaseti sosyal mecraya başarıyla çeken teşkilat mensupları isteniyor.
Sadece yazıyla değil, en güçlü öğe artık videolar.
**
Mesela ben Özlem Zengin’in bu sözlerinden sonra Kocaeli’de bu profile uyan teşkilat mensupları kimler olabilir diye kısaca bir düşündüm.
Mevcut belediye başkanları, milletvekilleri bir kenara koyacaksak;
İl Tanıtım ve Medya Başkanı Murad Ergelen geliyor aklıma, çektiği kısa videoları ile.
Bir süre önce Instagram’da yeni bir atılım yapan AK Parti MKYK üyesi Serpil Yılmaz geliyor aklıma.
İl Gençlik Kolları Başkanı Doğan Orak da yeni daldı bu alana. Geçtiğimiz gün Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık ile birlikte, ilçenin gençlere yönelik projelerini anlattığı bir video çekmiş. Belki daha ilgi çekici hale getirmek adına üzerine düşünülebilir.
İzmit İlçe Gençlik Kolları Başkanı Eyüp Akbal geliyor.
Gökhan Ayyıldız geliyor ama aktif bir görevi yok.
Bu bağlamda çeşitli içerikler üreten ancak ismini zikretmediğim varsa, affını sığınıyorum.
Özetle, aslında Özlem Zengin’in çizdiği ve olmasını istediği siyasi figürler, özellikle videolarla siyasetini besleyen, daha geniş profillere ulaşan isimler.
Bilmiyorum… Belki de bu hatırlatmadan sonra benzer işlerin sayısı çoğalır.
Kim bilir…
