Bugün 1 Mayıs…Emeğin, dayanışmanın ve görünmeyen yükleri sessizce taşıyanların günü.
Bir psikolog olarak söyleyebilirim ki işçilik yalnızca bedensel bir yorgunluk değildir; aynı zamanda omuzlarda taşınan sorumluluk, eve götürülmeye çalışılan umut ve çoğu zaman kimseye gösterilmeyen bir ruhsal mücadeledir.
Sabahın erken saatinde yola çıkan bir annenin aklı evladında kalır…
Gün boyu çalışan bir babanın zihninde geçim kaygısı vardır…
Çünkü emek, sadece çalışmak değil; sevdiklerine daha iyi bir yaşam sunabilmek için kendi yorgunluğunu çoğu zaman sessizce taşımaktır.
1 Mayıs, yalnızca bir bayram değil; görünmeyen emekleri fark etme günüdür.
Hayatı ayakta tutanların, üretirken tükenenlerin, yorulsa da vazgeçmeyenlerin günü…
Çünkü bu hayat, en çok da kendi yükünü sessizce taşıyıp başkalarına umut olmaya devam edenlerin omuzlarında yükselir.
Ve tam da bu yüzden;
alın teriyle hayatı büyüten, emeğiyle dünyayı ayakta tutan tüm işçilerin 1 Mayıs İşçi ve Dayanışma Günü kutlu olsun.
