Longevity yaklaşımıyla düzenlenen panelde, sağlıklı yaş almanın ve yaşam kalitesini artırmanın yolları alanında uzman isimlerin katılımıyla ele alındı. Uzmanlar, asıl hedefin uzun yaşamaktan çok sağlıklı yaş almak olması gerektiğine dikkat çekerek beslenme, kas ve kemik sağlığı, hormon yönetimi ve psikolojik dayanıklılığa ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Uzun ve sağlıklı yaşam anlamına gelen “longevity” yaklaşımı, son yıllarda sağlık dünyasının en çok konuşulan konularından biri haline geldi.

Medipol Sağlık Grubu tarafından düzenlenen “Hayata Yıllar, Yıllara Hayat Katmak” panelinde Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Evrim Bostancı Ergen, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Gökhan Özkoçak, Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Makbule Dündar, İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Hale Handan Sarıkaya, GETAT Sorumlu Hekimi Uzm. Dr. Yegane Koulieva Özcan, Klinik Psikolog Pelin Ankay Kudu ve Diyetisyen Nazlı Aydın, sağlıklı yaş almanın bilimsel temellerini ve günlük yaşamda uygulanabilecek önerileri değerlendirdi.

SAĞLIKLI YAŞ ALMANIN ÖNEMİ

Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Makbule Dündar, son yıllarda longevity kavramının giderek daha fazla ilgi gördüğünü belirterek, asıl hedefin uzun yaşamaktan çok sağlıklı yaş almak olması gerektiğini vurguladı. Dr. Dündar, “Günümüzde herkes uzun ve sağlıklı yaşamı konuşuyor. Artık 60’lı ve 70’li yaşlar yaşlılık olarak kabul edilmiyor. Bilim dünyası da sağlıklı yaşlanma ve kronik hastalıkların önlenmesi konusunda önemli çalışmalar yürütüyor. Günümüzde bütüncül tıp anlayışı ön plana çıkıyor. Bu noktada her alanda doğru ve dengeli olmak büyük önem taşıyor. Beslenmeden yaşam tarzına kadar sağlığımızı etkileyen tüm faktörlerde dengeyi korumak, sağlıklı yaş almanın temelini oluşturuyor” ifadelerini kullandı.

MENOPOZ YÖNETİMİ VE HORMONLAR

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Evrim Bostancı Ergen, yaşam süresi uzarken menopoz yaşının giderek düştüğüne dikkat çekti. Bu durumun genetik faktörlerden beslenme alışkanlıklarına ve çevresel etkenlere kadar birçok nedeni bulunduğunu belirten Prof. Dr. Ergen, “Ömür uzarken menopoz yaşının düşmesi kadın sağlığı açısından önemli bir konu haline geliyor. Bu süreçte güvenli hormon tedavileri uygulayabiliyoruz ancak burada en önemli nokta doğru hastayı seçmek ve süreci doğru yönetmek. Her hastaya aynı yaklaşımı göstermiyoruz. Kişiye özel planlanan tedavilerle hem yaşam kalitesini artırmayı hem de sağlıklı bir geleceğe yatırım yapmayı hedefliyoruz. Amacımız sağlıklı ve mutlu bireyler yetiştirmek değil, sağlıklı ve mutlu bireylerin yaş almasını sağlamak” ifadelerini kullandı.

KAS VE KEMİK SAĞLIĞINA YATIRIM

Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Gökhan Özkoçak, sağlıklı yaşlanmanın yalnızca dış görünüşle değil, kas ve iskelet sisteminin korunmasıyla mümkün olduğunu vurguladı. Dr. Özkoçak, “Günümüzde insanlar yüzüne yatırım yapabiliyor, görüntüsünü değiştirerek yıllara meydan okuyabiliyor. Ancak omurganıza yatırım yapmazsanız bunun çok fazla anlamı kalmıyor. Bir kişinin kas kütlesine ve kemik yapısına yaptığı yatırım, gelecekte nasıl bir yaşam süreceğini belirliyor. Bu nedenle beslenmemizi daha bilinçli ve profesyonel bir hale getirmemiz gerekiyor. Kas erimesi artık çağımızın önemli sağlık sorunlarından biri haline geldi. Sağlıklı yaş almak istiyorsak kas ve kemik sağlığımızı korumaya bugünden başlamalıyız” diye konuştu.

KİŞİYE ÖZEL SAĞLIK YAKLAŞIMI

İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Hale Handan Sarıkaya, sağlıklı yaşlanmanın temelinde kişiye özel tıbbi yaklaşımların yer aldığını belirtti. Her bireyin metabolizmasının, hastalıklara ve besinlere verdiği yanıtın farklı olduğunu vurgulayan Dr. Sarıkaya, “Hastaya bakarak tedavi yapmamız gerekiyor. Hepimizin metabolizması, hastalıklara verdiği yanıt ve besinlere karşı gösterdiği reaksiyon farklıdır. Bu nedenle tüm planlamaların kişiye özel yapılması gerekiyor. Hastalıkları önlediğimizde yaşam kalitesindeki düşüşü de engellemiş oluyoruz. Kişiye özel yaklaşımlarla sağlıklı yaşam süresini artırmak mümkün” değerlendirmesinde bulundu. Dr. Sarıkaya, sağlıklı yaşamın yalnızca hastalıkların olmaması anlamına gelmediğini ifade ederek, “Biz kişilere bir yol haritası çıkarıyoruz. Hangi gıdaların uygun olduğunu belirleyerek kişiye özel planlar oluşturuyoruz. Amacımız vücudun en iyi şekilde çalışmasını sağlamak. Sağlık, kişinin kendini en iyi şekilde hissetmesidir. 70 yaşına geldiğinizde hâlâ duru bir zihne, güçlü bir kas yapısına ve iyi bir düşünme kapasitesine sahipseniz, işte bu sağlıklı yaşamak ve sağlıklı yaş almaktır” diye konuştu.

PSİKOLOJİK DAYANIKLILIK VE BESLENME

Klinik Psikolog Pelin Ankay Kudu, sağlıklı yaş almanın yalnızca fiziksel sağlıkla açıklanamayacağını belirterek ruh ve beden sağlığının bir bütün olduğunu vurguladı. Kudu, “Psikolojimizin iyi olması genel iyilik halimizi de doğrudan etkiliyor. Ancak bu, her zaman mutlu olmak anlamına gelmiyor. Asıl önemli olan hayatla bağ kurabilmek ve yaşamın içinde kalabilmektir. Sabah uyandığımızda bizi hayata bağlayan bir nedenimizin olması gerekiyor” ifadelerini kullandı. Diyetisyen Nazlı Aydın ise beslenmenin yaşamın en temel unsurlarından biri olduğunu belirterek toplumda diyet kavramının sıklıkla yanlış anlaşıldığını söyledi. Aydın, “Diyet yapmak yemek yememek ya da bazı besinleri tamamen hayatımızdan çıkarmak değildir. Mutlu olmadığınız hiçbir beslenme düzenini uzun süre sürdüremezsiniz. Bu nedenle beslenme planlarının mutlaka uzman kontrolünde ve kişiye özel olarak oluşturulması gerekir” ifadelerini kullandı. Aydın, “Sağlıklı yaş almak için bağırsak sağlığımızı korumalı, dengeli ve çeşitli beslenmeye özen göstermeliyiz” şeklinde konuştu.

Kaynak: İHA (İhlas Haber Ajansı)