Azerbaycan’ın ev sahipliğinde Türkiye ve Özbekistan’ın katılımıyla gerçekleştirilen “Birliğin Gücü-2026” Tatbikatı, üç ülkenin müşterek harekât ve koordinasyon kabiliyetlerinin geliştirilmesine odaklanıyor. Yunus Destebaşı tarafından kaleme alınan değerlendirmede, tatbikatın değişen güvenlik ortamı ve hibrit tehditler karşısındaki önemi ele alındı.
TATBİKATIN ODAĞINDA HİBRİT TEHDİTLER VAR
21 Eylül-1 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilen tatbikatın temel amaçları arasında hibrit tehditlerle mücadele, ortak operasyonların planlanması ve icrası konusunda üç ülkenin kabiliyetlerinin geliştirilmesi bulunuyor.
Tatbikat kapsamında Kızılkaya Eğitim Merkezi, Nahçıvan’daki Karabağlar Eğitim Merkezi ve Hazar Denizi’ndeki Büyük Zire Eğitim Bölgesi’nde faaliyetler gerçekleştiriliyor. Çalışmalarda kara, hava ve deniz unsurlarının yanı sıra insansız hava araçları da kullanılıyor.
Yunus Destebaşı’nın değerlendirmesinde, modern askerî gücün yalnızca silah ve ateş gücüyle sınırlı olmadığı, komuta-kontrol, istihbarat paylaşımı, teknoloji, lojistik, eğitim ve koordinasyonun da önem taşıdığı ifade edildi.
ÜÇ ÜLKENİN BİRLİKLERİ ORTAK SENARYOLARDA BULUŞUYOR
Azerbaycan, Türkiye ve Özbekistan’ın askerî tecrübelerinin farklılık gösterebileceğine dikkat çekilen değerlendirmede, ortak tatbikatların farklı birliklerin aynı senaryo içerisinde hareket etme kabiliyetlerini geliştirmesine katkı sunduğu belirtildi.
“Birliğin Gücü-2026” kapsamında birliklerin koordinasyonunun geliştirilmesi, eğitim prosedürlerinin standartlaştırılması ve yeni muharebe kabiliyetlerinin geliştirilmesi hedefleniyor.
24 Eylül’de gerçekleştirilen faaliyetlerde ise topçu birlikleri tarafından temsili hedeflere yönelik atışlar yapıldı.
ASKERÎ İŞ BİRLİĞİNDE KOORDİNASYON VURGUSU
Değerlendirmede, Azerbaycan ve Türkiye arasındaki askerî iş birliğinin yanı sıra Özbekistan’ın ortak faaliyetlerde yer almasının da dikkat çekici olduğu ifade edildi.
Ortak tatbikatların doğrudan bir askerî ittifak olarak değerlendirilmemesi gerektiği belirtilirken, bu tür faaliyetlerin personelin birbirini tanımasına, prosedürlerin uyumlaştırılmasına ve iletişim ile koordinasyon kabiliyetlerinin test edilmesine imkân sağladığına dikkat çekildi.
DEĞİŞEN TEHDİTLERE KARŞI ORTAK KABİLİYET
Yunus Destebaşı’nın yazısında, günümüzde güvenlik kavramının siber saldırılar, dezenformasyon, insansız sistemler, elektronik harp ve yapay zekâ destekli sistemler gibi farklı unsurları da kapsadığına vurgu yapıldı.
“Birliğin Gücü-2026” Tatbikatı’nın hibrit tehditlere ve müşterek harekâta odaklanmasının, değişen güvenlik ortamının sahadaki yansımalarından biri olduğu değerlendirildi.
Yazının sonunda ise tatbikatın ortaya koyduğu temel noktanın yalnızca hedefe ulaşmak değil, farklı unsurların doğru bilgi ve koordinasyonla aynı hedef doğrultusunda hareket edebilmesi olduğu vurgulandı.
Destebaşı, bu yaklaşımı “Hedefte tam isabet için önce koordinasyonda tam isabet gerekir” ifadeleriyle özetledi.







