Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde Ravive Kozmetik Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş.’ye ait imalathanede 7 kişinin hayatını kaybettiği, 4 kişinin yaralandığı yangına ilişkin hazırlanan iddianame Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunuldu. İddianamede, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu tarafından hazırlanan ön inceleme raporu kapsamında Dilovası Belediyesi’nde görev yapan bazı yöneticiler hakkında soruşturma izni verildiği, bu kararın itiraz sürecinin ardından kesinleştiği belirtildi. Eski İmar ve Şehircilik Müdürü H.Ö., eski Yapı Kontrol Müdürü C.S., Yapı Kontrol Müdürleri S.S. ve M.T., Belediye Başkan Yardımcısı N.T., eski Zabıta Müdürü C.T. ile Zabıta Müdür Vekili N.B. hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma” suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi.
BAŞKAN YARDIMCISI N.T.’NİN İFADESİ
Şüphelilerden Dilovası Belediyesi Başkan Yardımcısı N.T. ifadesine de yer verilen iddianamede, N.T.’nin 2024 yılı Nisan ayında siyasi belediye başkan yardımcılığı görevine başladığını, kendisine zabıta, muhtarlık, temizlik işleri ve veteriner müdürlüklerinin bağlı olduğunu, daha sonra İklim Değişikliği Müdürlüğü’nün de sorumluluğuna verildiğini söylediği belirtildi. N.T. ifadesinde, yoğun çalışma temposu nedeniyle zaman zaman müdürlüklerle kopukluk yaşanabildiğini, kendisine getirilen evrakları ekleriyle birlikte kontrol ederek imzaladığını, bazı yoğun dönemlerde ise müdürlerine güvendiği için evrakları ayrıntılı incelemeden imzaladığını söylediği aktarıldı.
N.T., CİMER üzerinden Sıfır Atık Müdürlüğü’ne iki ayrı şikayet geldiğini, bu şikayetlerin İl Çevre Müdürlüğü’ne iletildiğini ve kendisinin de yazıları onayladığını söyledi. İş yerini denetleme yetkisinin Zabıta Müdürlüğü’nde olduğunu belirten N.T., patlamanın yaşandığı yerin belediye kayıtlarında bulunmadığını ve bu nedenle söz konusu adrese yönelik bir denetim yapılmadığını savundu. N.T., ruhsat sürecine ilişkin olarak ise firmanın ruhsat başvurusu yaptığını, kendisine getirilen evrakları imzaladığını, patlamanın meydana geldiği 11 numaralı adresin belediye tarafından ruhsatlandırılmadığını ifade etti. Ruhsat verilen yer ile yangının meydana geldiği adresin farklı olduğunu belirten N.T., iş yeri sahipleriyle herhangi bir bağlantısının bulunmadığını, kasıtlı işlem yapmadığını ve kusuru olmadığını ileri sürdü.
ESKİ MÜDÜR H.Ö. SUÇLAMALARI REDDETTİ
İddianamede, şüpheli H.Ö’nün ifadesine de yer verildi. H.Ö.’nün 2009 yılında Dilovası Belediyesi’nde özel kalem müdürü olarak göreve başladığı, 2011-2013 yılları arasında Çevre Koruma Müdürlüğü ve Plan Proje Müdürlüğü, 2014-2024 yılları arasında ise İmar ve Şehircilik Müdürlüğü görevlerinde bulunduğu, 2025 yılından itibaren başkan yardımcısı olarak görev yaptığı belirtildi. H.Ö., İmar ve Şehircilik Müdürü olduğu dönemde yapı ruhsatları, iskan işlemleri, proje onayları, asansör denetimleri, kentsel dönüşüm süreçleri ve kaçak yapıların tespit işlemlerinden sorumlu olduğunu ifade etti. Kaçak yapıların yıkım sürecinin ise ilgili dönemlerde Fen İşleri Müdürlüğü’ne, daha sonra kurulan Yapı Kontrol Müdürlüğü’ne ait olduğunu savundu. H.Ö., kaçak yapıların tespit ve yıkım süreçlerinde görev paylaşımının belediye meclisi kararlarıyla belirlendiğini, kendisinin yıkım yetkisinin bulunmadığını belirtti. Şüpheli H.Ö. ifadesinde, İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nün görevinin kaçak yapıların tespit edilmesi, ilgili birimlere bildirilmesi, TCK 184 kapsamında suç duyurusunda bulunulması ve dava süreçlerinin takip edilmesi olduğunu söylediği aktarıldı. H.Ö., iş yeri açma ve çalışma ruhsatı verilmesinin ise İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nün sorumluluğunda olmadığını savundu. H.Ö., belediyenin ilgili birimlerine gerekli bildirimlerin yapıldığını belirterek, kendisine kusur atfedilen bilirkişi raporunu kabul etmediğini, müdürlüğünün herhangi bir ihmali bulunmadığını ve üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini ifade etti.
YIKIM KARARINDAN BASINDAN HABERDAR OLDU
Şüpheli C.S. ifadesine 2023 yılında Yapı Kontrol Müdürü olarak görevlendirildiğini, yeni kurulan müdürlüğün görev tanımının başlangıçta net olmadığını, personel ve araç eksikliği yaşandığını belirtti. Dilovası’ndaki yapıların büyük bölümünün kaçak durumda olduğunu bildiğini söyleyen C.S., fiziki dosyaları inceleyerek hangi yapıların kaçak olduğunu tespit edemediğini, patlamanın meydana geldiği binanın yıkım listesinde olup olmadığını bilmediğini savundu. C.S., söz konusu binayla ilgili yıkım kararı bulunduğunu ise patlamanın ardından basından öğrendiğini ifade etti. C.S.’nin ifadesine göre, yıkım kararının alındığı dönemlerde ilgili müdürlüklerde görev yapmadığı ve söz konusu süreç hakkında bilgisi bulunmadığı belirtildi.
BİLİRKİŞİ RAPORU VE SAVCILIK DEĞERLENDİRMESİ
Ravive Kozmetik fabrikasında 7 kişinin hayatını kaybettiği, 4 kişinin yaralandığı yangına ilişkin iddianamede, bilirkişi raporları ve savcılık değerlendirmelerine yer verildi. Bilirkişi heyetinin 18 Haziran 2026 tarihli raporunda, yangının meydana geldiği Dilovası Mimar Sinan Mahallesi 513/3 Sokak No:11 adresindeki yapının ruhsat ve kullanım izninin bulunmadığı, mimari projede yer almayan kaçak yapı statüsünde olduğu belirtildi. Raporda, yapı hakkında 1 Haziran 2021 tarihinde yapı durdurma tutanağı düzenlendiği, 25 Ağustos 2021 tarihinde encümen tarafından yıkım kararı alındığı, idari para cezası uygulandığı ve suç duyurusunda bulunulduğu ancak binanın fiilen yıkılmadığı ifade edildi. Yapının daha sonra tamamlanarak Ravive Kozmetik tarafından kullanılmaya başlandığı belirtildi. Bilirkişi değerlendirmesinde, yıkım kararı bulunan kaçak binanın kullanılmasına devam edilmesinin yangınla bağlantılı olduğu, yıkım sürecindeki eksikliklerin olayda etkili olduğu kaydedildi. İmar ve Şehircilik Müdürlüğü ile Yapı Kontrol Müdürlüğü yetkililerinin ihmallerinin olayın meydana gelmesinde etkili olduğu değerlendirildi.
Raporlarda ayrıca Ravive Kozmetik’in ruhsat sürecinde eksiklikler bulunduğu, kozmetik üretim tesisinin 2. sınıf gayrisıhhi müessese kapsamında değerlendirilmesi gerekirken 3. sınıf olarak ruhsatlandırıldığı, ruhsat dosyasında bulunması gereken itfaiye raporu, yapı kullanım izin belgesi ve bazı zorunlu belgelerin yer almadığı öne sürüldü. 24 Ekim 2025 tarihinde yapılan denetimde iş yerinde gerekli belgelerin bulunmadığının tespit edildiği ancak herhangi bir idari işlem uygulanmadığı belirtilerek, zabıta müdürlüğü görevlilerinin de sorumluluklarının bulunduğu değerlendirildi.
Savcılık değerlendirmesinde ise şüphelilerin suçlamaları kabul etmediği ancak bilirkişi raporları, mülkiye müfettişlerinin ön inceleme raporu, tanık ifadeleri ve resmi belgeler birlikte değerlendirildiğinde savunmalarına itibar edilmediği belirtildi. Savcılık, kaçak yapının yıkılmaması, ruhsatlandırma işlemlerindeki eksiklikler ve denetim görevlerinin yerine getirilmemesinin yangın olayında etkili olduğunu belirterek, şüphelilerin eylemlerinin bilinçli taksir kapsamında değerlendirildiğini ifade etti. İddianamede, şüphelilerin taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan cezalandırılmaları talep edildi.
Kaynak: İHA (İhlas Haber Ajansı)




