Kocaeli’de kimlik tespiti yapılamayan veya yakını bulunmayan, kayıtlara ‘meçhul’ olarak geçen cenazeler, on beş günlük yasal bekleme süresinin ardından belediye ekiplerince tüm dini vecibeleri yerine getirilerek toprağa veriliyor. Yapayalnız vefat eden varlıklı bir adam veya Müslüman olduğunu gizleyen Avustralyalı bir aktivist gibi geçmişte karşılaşılan sarsıcı hayat hikayeleri ise görevlilerin hafızasındaki yerini koruyor.

KİMSESİZ CENAZELERİN YOLCULUĞU

Hayatın telaşı içinde kimsesiz kalan veya kimliği belirlenemeyen cenazeler, Kocaeli’de devletin şefkatli elleriyle son yolculuğuna uğurlanıyor. Adli incelemelerin ardından Kocaeli Büyükşehir Belediyesine teslim edilen naaşlar, il genelindeki on sekiz morgda on beş gün boyunca bekletiliyor. Bu yasal sürenin sonunda hiçbir yakını çıkmayan cenazeler, özenle yıkanıp kefenleniyor ve belediye çalışanlarının saf tuttuğu cenaze namazının ardından toprağa veriliyor. Mezar taşlarına isim yerine sadece ‘meçhul’ kaydıyla bir numara yazılsa da fotoğraflı dijital arşivleme sayesinde bu numaralar, bazen sırlarla dolu bir hayatın bazen de yıllar sonra kapıyı çalan gözü yaşlı bir ailenin hikayesini aydınlatıyor.

BELEDİYE EKİPLERİNİN HASSASİYETİ

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Cenaze ve Nakil Hizmetleri Şefi Murat Avcı, sahipsiz cenazelerin nakil ve defin sürecine ilişkin bilgi verdi. Kocaeli il sınırları içinde sahipli ya da sahipsiz tüm cenazelerin kayıt altına alındığını belirten Avcı, sürecin yasal prosedürler çerçevesinde yürütüldüğünü ve dini vecibelerin eksiksiz yerine getirildiğini kaydederek, “Öncelikle cenazenin dini durumunu tespit ediyoruz. Gayrimüslim mi değil mi buna bakıyoruz. Bizim on sekiz morgumuz var. Cenazeyi burada on beş gün boyunca misafir ediyoruz. Bu süre içinde kimsesi çıkarsa teslim ediyoruz. Çıkmazsa kurum olarak defin işlemini biz üstleniyoruz” dedi.

MEÇHUL DEFİNLERİN HİKAYELERİ

Kimsesiz cenazelere diğer cenazelerden farklı muamele yapılmadığını, hatta daha fazla hassasiyet gösterildiğini vurgulayan Avcı, “İnsan en şerefli varlıktır. Sahibi olsun ya da olmasın bize gelen her cenazeye aynı ehemmiyeti gösteriyoruz. Yıkamasını yapıyoruz, kefenliyoruz, personelimizle birlikte namazını kılıp definini gerçekleştiriyoruz. Meçhul olarak kayıt altına alıyoruz ve dijital ortamda fotoğrafıyla birlikte arşivliyoruz” diye konuştu.

UNUTULMAZ VAKALAR

Dijital arşivleme sistemi sayesinde yıllar sonra kimlik tespiti yapılabildiğini anlatan Avcı, “2020 yılında Afgan asıllı bir cenaze gelmişti. On beş gün bekledik, kimsesi çıkmayınca defin yaptık. 2022’nin sonlarına doğru konsolosluk aracılığıyla yakınları geldi. Çektiğimiz fotoğrafı gösterdik, cenazenin kendilerine ait olduğunu teyit ettiler” ifadelerini kullandı.

Görev süresi boyunca unutamadığı vakalara da değinen Avcı, yürek burkan bir olayı şu sözlerle paylaştı: “Adli işlemleri tamamlandıktan sonra bize teslim edilmişti. Yaklaşık otuz-otuz beş kilo ağırlığındaydı. Kimsesinin olmadığı, yalnız yaşadığı söylenmişti. Biz yine on beş gün boyunca beklettik, belki bir yakını çıkar diye. Süre dolunca defin işlemini gerçekleştirdik. Daha sonra cenaze yakınları geldi. O zaman öğrendik ki aslında çok varlıklı bir insanmış. Ancak tüm varlığına rağmen yalnız ve bakımsız bir hayat sürmüş, adeta aç ve sahipsiz şekilde vefat etmiş. Bu durum bizi gerçekten çok üzmüştü.”

Kandıra ilçesinde vefat eden Avustralyalı bir aktivistin hikayesinin de kendilerini çok şaşırttığını belirten Avcı, sözlerini şöyle tamamladı: “Avustralya asıllı bir aktivist cenazesi gelmişti. Yetmiş beş-seksen yaşlarında karı koca dünya turuna çıkmışlar. Kendi aralarında da bir vasiyet yazmışlar; ‘Biz nerede ölürsek hemen oraya gömülmek istiyoruz’ diye. Çevreci insanlarmış, ‘Bir an önce toprakla bütünleşelim’ düşüncesindelermiş. Kandıra civarında gezerken beyefendi vefat etmiş. Cenaze bize geldiğinde ilk etapta gayrimüslim olduğunu düşündüğümüz için İstanbul’daki azınlık mezarlığına göndermeyi planladık. Ancak eşi, ‘Kocamın bazı hallerinden şüpheleniyorum, İslami belirtileri vardı’ dedi. Yapılan araştırmada, Diyanet’in yayımladığı İhtida Öyküleri kitabında yıllar önce Müslüman olduğunun ancak bunu gizlediğinin yer aldığı ortaya çıktı.”