Şermin Yaşar, Kocaeli Kitap Fuarı'nda dilimizin en özgün ve köklü halini köylerdeki yaşlıların konuşmalarında bulduğunu söyledi. Yaşar, gençlere sadece dinlemeyin, soru sorun çağrısında bulundu.
Kocaeli Kitap Fuarı’nda kitapseverler, sevilen yazar Şermin Yaşar’ı coşkuyla karşıladı. Akçakoca Salonu’nda düzenlenen “Türkçenin Bin Bir Rengi: Atasözleri, Deyimler, Ninniler, Masallar” başlıklı söyleşide Yaşar, dilimizin en özgün ve saf halinin köylerde yaşayan yaşlıların dilinde olduğunu vurguladı.
KOCAELİ KİTAP FUARI’NDA YOĞUN İLGİ
Beşinci yılı geride bırakan Kocaeli Kitap Fuarı bu yıl da binlerce okuru ve yüzlerce yazarı buluşturdu. Okurların sevgisiyle karşılanan Şermin Yaşar, samimi anlatımıyla salonu dolduran dinleyicilerine unutulmaz bir deneyim yaşattı.
“KELİME ÇUVALLARIMIZ KÜLTÜREL ZENGİNLİKLE DOLDU”
Çocukluk anılarından söz eden Yaşar, kitaplara erişiminin kısıtlı olduğunu ancak çevresindeki büyüklerden duyduğu masal, ninni ve deyimlerle kelime dağarcığını geliştirdiğini anlattı. “Etrafımızda büyük bir kalabalık vardı. Duyduğumuz masallar, ninniler, deyimler sayesinde kendi kelime çuvallarımızı doldurduk” sözleriyle, aile ve kültür ortamının dil zenginliğine katkısını vurguladı.
“HER ŞEYİ DİNLEMEK BENİM İÇİN HEYECANDI”
Çocukken evdeki sohbetleri dikkatle dinlediğini aktaran Yaşar, “Annem eve misafir gelince ‘Şermin çok laf dinliyor, onun yanında konuşmayın’ derdi. Ama ben her şeyi dinlemek isterdim” diyerek, bu deneyimlerin bugünkü yazın hayatına yön verdiğini belirtti.
KELİMELERİN KÖKENİ VE KÜLTÜREL HAFIZA
Kelime Müzesi’nde sergiledikleri objelerden “küp”e değinen yazar, Anadolu masallarında cadıların süpürge yerine küpe bindiklerini fakat bu kültürel mirasın giderek silindiğini kaydetti. Yaşar, “Ama biz bunu bilmediğimiz için küpe binen bir cadı hayal edemiyoruz. Yine de kızdığımızda ‘küplere bindim’ diyoruz. İşte bu deyimlerin arkasında çok kadim hikâyeler var” sözleriyle kültürel hafızanın önemine dikkat çekti.
GENÇLERE: BÜYÜKLERİ SADECE DİNLEMEYİN, SORU SORUN
Söyleşinin sonunda Şermin Yaşar, gençlere kitap okumanın yanı sıra aile büyüklerinin anlattıklarına kulak vermelerini ve mutlaka sebebini sormalarını önerdi. Yaşar, “Köylerde, yaşlıların kullandığı Türkçe, özüne en yakın Türkçe. Büyükler konuşurken sadece dinlemeyin, ‘Neden böyle söylüyorsun?’ diye sorun. Çok ilginç şeyler keşfedeceksiniz” ifadelerini kullandı.











