Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında eşinden boşandığı halde fiilen aynı çatı altında yaşamayı sürdürenlerin yetim aylıklarına ilişkin kritik bir yargı kararı çıktı. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, boşanmanın samimi ya da anlaşmalı olup olmadığına bakılmaksızın, eski eşiyle birlikte yaşadığı belirlenen kişilerin gelir ve aylıklarının kesilmesinin kanuni bir zorunluluk olduğunu vurguladı.

BİRLİKTE YAŞAMA TESPİTİ YETERLİ SAYILDI

Bursa’da görülen davaya konu olan süreçte, 2002 yılında babasını kaybeden bir kadın, 2001 yılında boşandığı eski eşiyle fiilen birlikte yaşadığının tespit edilmesi üzerine kesilen yetim aylığı için dava açtı. SGK tarafından yapılan denetimlerin ardından aylığı kesilen ve yersiz ödemeler borç kaydedilen davacının talebini yerel mahkeme kabul etse de dosya temyiz üzerine Yargıtay gündemine taşındı.

BOŞANMANIN SAMİMİYETİ ARAŞTIRILMAYACAK

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi verdiği emsal niteliğindeki kararda, kanun koyucunun boşanma amacına veya saikine yönelik bir ayrım yapmadığına dikkat çekti. Yargı organlarının ya da SGK’nın, eşlerin boşanma iradelerinin samimi olup olmadığını araştırma görevinin bulunmadığı kaydedildi.

Kararda, kesinleşmiş mahkeme kararıyla boşanan kişilerin hangi sebeple olursa olsun eylemli olarak birlikte yaşamaya devam ettiklerinin belirlenmesi durumunda, bağlanan ölüm ve yetim aylıklarının kesilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu açıkça ifade edildi.

5N 1K

Yargıtay'ın kararına göre yetim maaşı hangi durumda kesilir?

Eşinden boşandığı halde boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı tespit edilen kişilerin yetim aylıkları kesilir.

Mahkemeler boşanmanın anlaşmalı olup olmadığını araştırmak zorunda mı?

Hayır, Yargıtay kararına göre boşanma iradesinin samimi veya hileli olup olmadığının araştırılması yargının görevi değildir; fiilen birlikte yaşama tespiti yeterlidir.