Bugün Derince Belediye Başkanı Sertif Gökçe’nin Yelken Kafe’de gerçekleştirdiği basın toplantısına katıldık.

Programda CHP hemen hemen tam kadro Sertif başkanın yanındaydı.

İl Başkanı Bülent Sarı, TBMM İdari Amiri ve Kocaeli Milletvekili Harun Yıldızlı, CHP Kocaeli vekilleri Nail Çiler ve Muhip Kanko, Derince İlçe Başkanı Orkun Utkubaş, belediye meclis üyeleri, ilçe yöneticileri ve çok sayıda basın mensubu toplantıdaydı.

Açıkçası ben CHP Grup Başkan Vekili sıfatıyla ilçelerde basın açıklaması yapan İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’in de toplantıda olmasını beklerdim. Neden katılmadı, onu bilmiyorum. Muhtemeldir ki, farklı programları vardı.

Yelken Kafe’nin alt bölümüne bir bahçe yapılmış, toplantı oradaydı. Ferah, güzel bir alan olmuş.

Davetliler olarak biz gölgede oturduk, ev sahipleri biraz güneşe kaldı, sağ olsunlar.

**

Derince Belediye Başkanı Sertif Gökçe, geride kalan 1 yılı katılımcıları sıkmadan, boğmadan anlattı. 16 dakikalık bir video oluşturulmuş, bu video üzerinden çalışmalar hızlı bir şekilde anlattı.

Toplantının öne çıkan detayları ise benim açımdan şöyleydi.

Başkan Gökçe özellikle, “Mağdur edebiyatı yapmayacağız” sözlerini hatırlattı.

Büyükşehir Belediyesi ve İSU ile problem yaşamadığını, problem yaşayanların kendilerinin bileceği bir iş olduğunun altını çizdi.

Belediye kaynaklarını savurmadıklarını anlatırken, “Bazen il başkanım, milletvekillerim geldiğinde Yelken Kafe’de yemek yiyoruz. Her birimiz her defasında hesabı ödemek için güreşiyoruz” sözleri bence güzel bir renk kattı ve mesaj verdi.

Bu arada Sertif Gökçe Büyükşehir Belediyesi’yle olan ilişkisine dair, satır arasında önemli bir cümle kullandı. Dedi ki; “Bizim gelirimizden her ay belli bir pay kesilerek Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne aktarılıyor. Biz bu payın ederi kadar ilçemize hizmet getirmek istiyor ve bunun için çalışıyoruz.”

**

Toplantıda önemli bir konu daha vardı. Derince’nin Türkiye’ye mal olmuş markası Çenesuyu, artık ayran da üretiyor.

Ve toplantıda bize de ikram edildi.

Ben beğendim, daha doğrusu bir fark hissedemedim. Zaten kapalı kutu ayran içmeyi de çok fazla tercih etmiyorum. Tadı, alıştığımız ayranlara benziyor.

Ancak toplantıda bir ayran gurmesi vardı, programın ardından telefonda rastladık.

Ayran gurmesi de ayranı beğendiğini ancak eksik olan bazı detaylardan bahsetti.

Sayın Sertif Gökçe de o ayran gurmesini çok iyi tanıyor.

Bence bir fikrini almalı, ayranın lezzeti konusunda…

**

Ve… Sayın Gökçe, en önemsediği projelerin başında sıfır atık projesi geldiğini söyledi.

En yalın haliyle sistem şu: Derince’deki her bir kişi topladığı geri geri dönüştürülebilir atıkları çöp yerine belirlenen noktalara getirdiğinde, getirdiği atık kadar puan kazanıyor.

1 puan, 1 TL üzerinden hesaplanıyor.

Örneğin Kent Lokantasında bir öğün yemek fişi 50 puan, bir kilogram çay 200 puan, piknik masası 630 puan, su ısıtıcısı 760 puan, tıraş makinesi, tost makinesi 1.000 puan, Kocaelispor forması 1.600 puan, elektrikli süpürge 3.500 puan, tablet 4.000 puan gibi uzun bir liste var.

Ben belediye bu ürünleri dağıtırken ne kadar masraf yaptı bilmiyorum.

Fakat projeyi dinlediğimde, önemini düşündüğümde ve bu proje nasıl Türkiye çapında ses getiriri sorguladığımda şöyle bir yargıya vardım.

Örneğin 5.000 puana Derince Belediyesi ne bileyim yarım gram altın versin.

9.000 puana gram altın versin.

Sonuçta belediye zaten hediye dağıtırken bir maliyet yapıyor.

Sıfır atıktan da elde edilen bir gelir var.

Hem karşılığında doğrudan altın alacağını bilen vatandaşın Derince Belediyesi’nin sıfır atık projesine daha çok destek verecek, altın kazanmak için daha hassas davranacağına eminim.

Sesli düşünüyorum sadece… Bence altın hediyesini Derince Belediyesi kurmayları bir düşünmeli.

Ayrıca şöyle bir etiketi de var.

Türkiye’de altın dağıtan tek belediye…

Fena olmaz mı?

Zaten hediyeler veriliyor.

E maliyet hesabı yapılıp bir de altın hediyesi konulsa, bu iş uçar gider.

İpucu

Vefasızın meclisinde bade içilmez.

Ziya Paşa