Ah Efendim…

Payımıza, ahir zamanın kor ateşinde yanmak düştü.
“Beni görmeden seven kardeşlerim…” müjdesine nail olma umuduyla yaşayan gönüller, bugün Anadolu’dan İran yaylalarına kadar aynı hasretle çarpıyor.

Bir yanımız Türkiye, bir yanımız İran…
Sınırlarımız ayrı; kaderimiz, inancımız ve mesuliyetimiz ortak.

⸻

Erbakan’ın Perspektifi: Komşuluk Değil, Kardeşlik

Merhum Necmettin Erbakan, Türkiye ile İran ilişkilerine sıradan bir diplomatik temas olarak bakmadı. O, meseleyi “komşuluk” çerçevesinin ötesinde, İslam dünyasının dayanışması olarak değerlendirdi.

Erbakan Hoca’nın temel yaklaşımı şuydu:
• İslam ülkeleri kendi aralarında çatışmamalı,
• Ekonomik ve siyasi iş birliğini artırmalı,
• Batı merkezli bağımlılık sisteminden kurtulmalı,
• Ortak pazar ve ortak savunma bilinci geliştirmelidir.

Bu anlayışın somut tezahürü, 1997’de kurulan Developing Eight (D-8) oldu. Türkiye ile birlikte İran’ın da yer aldığı bu yapı; adil bir dünya, sömürüsüz bir ekonomik düzen ve İslam ülkeleri arasında güçlü ticari bağlar hedefiyle kuruldu.

Erbakan’a göre İran, bölgesel bir tehdit değil; İslam coğrafyasının önemli bir gücüydü. Türkiye ile İran’ın karşı karşıya değil, omuz omuza olması gerektiğini savundu.

⸻

Ortak Tarih, Ortak İmtihan

Asırlar boyunca aynı medeniyet havzasında yoğrulduk.
Zaman zaman siyasi gerilimler yaşansa da kültürel ve dini bağlarımız kopmadı.

Bugün ise imtihan farklı bir boyutta:
• Filistin’de akan kan,
• Suriye’de yaşanan yıkım,
• Bölgesel çatışmalar,
• Küresel güçlerin müdahaleleri…

Tüm bunlar karşısında Türkiye ile İran’ın birbirini rakip olarak değil, sorumluluk sahibi iki büyük ülke olarak konumlandırması gerektiği düşüncesi, Erbakan’ın çizdiği çerçevenin merkezindeydi.

⸻

Mahcubiyet ve Diriliş

Ah Efendim…

Bugün kapımızı çalsan;
Anadolu’dan Tahran’a uzanan bu hatta bize yine “kardeşim” der miydin?

Belki eksiklerimiz var.
Belki yeterince güçlü bir birlik kuramadık.
Belki siyasi farklılıklar gönül bağlarının önüne geçti.

Ama umut hâlâ var.

Çünkü iki kadim millet de, emperyal kuşatmayı ve bölgesel oyunları yakından tanıyor.
Çünkü iki toplumda da adalet ve izzet talebi diri.

⸻

Birlik Çağrısı

Türkiye ile İran arasındaki sınır çizgileri haritalardadır; kalplerde değil.

Erbakan’ın işaret ettiği “adil düzen” ve “İslam birliği” fikri, bugün hâlâ güncelliğini koruyor. Ayrışmanın değil; ekonomik, siyasi ve insani dayanışmanın zamanı.

Belki kelimelerimiz tükendi…
Ama tarih bize şunu gösterdi:
Bu coğrafya, yeniden ayağa kalkma iradesine sahiptir.

Ah Efendim…
Bizi görmeden sevdiğini söylediğin o kardeşler, Anadolu’dan İran’a hâlâ buradadır.
Mahcup ama umutlu.
Yorgun ama direnen.
Ve bir gün gerçekten omuz omuza yürümeye hazır…